Sultan Berkuk, cezalandırma gücü varken affedebilen bir yapıya sahipti. Memluklular, tarihin karanlık sayfaları arasında bu yönüyle aydınlık bir çığı oluşturuyordu. Zahir Berkuk, güç kullanımında ölçülü, akl ve sağduyuyu gücün mantığına tercih eden bir insandı. Zorba sultanlardan farklı olarak, ancak çok gerekli ve zaruri olduğunda kan dökerdi. Bir zafer kazandığı zaman, yendiği kimselere mevki, maaş ve gayrimülklerini geri verme âlicenaphığında bulunurdu. Sadece hafif bir hapis ya da kinama cezası uygulardı.
Görme özürlülerden oluşan bir kalabalğın ortasında tökezlediğiniz zaman yapmanız gereken, önünü görmek ve hayatta kalabilmektir. Tabii bunu yaparken sürekli yıldızınızın yükselmesi ve talihsizliğinizin son bulması icin dua edersiniz.
Âlimler devletle mücadelelerinde mevcut sultanın yanında veya karşısında olmak dışında başka hiçbir seçeneğe sahip olamazlar. Üçüncü yol, ya boynu uçurulmak ya da kazığa oturtulmaktır. Bu memlekete geldiğimden bu yana anlayıp öğrendiğim budur.
İslam öncesi cahiliye toplumundakiler gibi, kız çocuğunu uğursuzluk sayacak bir değilim. Kendi kendime Peygamberimizin şu hadisini tekrar ettim: "Kızlardan nefret etmeyiniz. Onlar harika yoldaşlardır. "