Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum.
Kendi kendinden nefret eden, iğrenen, dibe vurmuş, mahvolmuş insan ben, sana nasıl yük olmam ki! Biliyorum, benim gibi bir insanın sevmeye ve hele hele sevilmeye hiç hakkı yok! Böyle birisi kendi köşesinde kıvrılıp gebermeli, varlığıyla diğer insanları rahatsız etmemelidir. Evet, bütün bunları biliyorum, biliyorum ve bunu bildiğim için de kahroluyorum.