Şimdi de aynı kural geçerli, tabii ki diğer dünyayı bir öncesinde öğrendiklerimizle kurarız. Fakat hiç bir şey öğrenilmemişse, sonraki yaşam öncesinin aynısı olacaktır; aynı sınırlar ve kazanmak için yüklenilen aynı sıkıntılar...
Ardından, mükemmellik diye bir şeyin varlığını fark edene kadar yüzlerce yaşam daha Yaşama amacımızın mükemmeli bulma ve onu açığa çıkarma olduğunu anlamak için diğer yüzlercesi daha yaşandı.
Yiyecek satın alabilirsin,
ama iştah satın alamazsın.
İlaç alırsın ama sağlık alamazsın.
Bilgi alırsın ama bilgelik alamazsın.
Gösteriş alırsın ama güzellik alamazsın.
Eğlence alırsın ama neşe alamazsın.
Tanıdık alırsın ama dost alamazsın.
Hizmetçi alırsın ama sadakat alamazsın.
Boş vakit alırsın ama huzur alamazsın.
Para ile her şeyin kabuğunu alır
Hiçbir şeyin çekirdeğini alamazsın..!
#ArneGarborg
bir gün kendimi bir halt sanarken diğer gün bir hiç sayıyorum. kendim bir günümle birlikte diğer peşinden sıralanan günlerim de güzel geçecek sanarken bir bakıyorum hiç beklemediğim bir anda o ruh halimden eser kalmamış. her ne kadar içimde umut kırıklığı da olsa galiba yenilenebiliyormuş umutlar, bunu yeni öğrendim. yoksa bir iki gün sonra tekrardan uyanmak için bir sebep bulmalı insan. umut hep var, umut hep olmalı. nasıl iyi günün ardından beklenmedik bir gün geliyorsa o güne alıştıktan sonra da başka beklenmedik ama bir o kadar da diriltici bir gün gelir ardından... kötü geçen güne iyi günlerin nasıl olduğunu bildiğimizden mi kötü geçen gün deriz? yoksa hep umutlu olduğumuzdan iyi günleri beklediğimiz mi için kötü geçen gün deriz? beklentisi ve umudu olmayan birinin kötü geçen günü var mıdır? yoksa kendimizi yıpratmamak için buna mı alışmalıyız? öyleyse yarın için sebep nasıl buluruz? döngüsel aralıklarla umudu yitirilip hayatı sorgulamak mı? yoksa beklentisiz, hayal kurmadan yarın için sebep bulmadan günleri geçirmek mi?