“biz, özgür olmaktan korkuyoruz aslında. yerleşik düzenin dikte ettiği, herkesin de karşılıklı olarak kabullendiği tutum ve davranış sınırlarının içinde kalmak istiyoruz. bizi nihai bağımsızlığa götürecek adımı atmaya cesaret edemiyor, kendi içimizdeki sese kulak vermekten çekiniyoruz. çünkü öyle yaptığımız zaman, bize genellikle deli deniyor. bize deli denmesini istemiyoruz. bize deli denmesinin ve deli muamelesi yapılmasının sonuçlarına katlanacak gücümüz yok.”
“tüm mesleki, toplumsal ve cinsel ilişkilerimizde, her şeyi önceden bilmek ve denetlemekten hoşlanırız. gerçekten denetleyemediğimiz tek şey olan düşlerimizi de ya unutur ya da bastırırız.”