🎶Sertap Erener/Lâl🎶
Bir çiğ tanesi, bülbülün çilesi
Annemin sesiyle güne uyansam
Radyoda yanık içli bir keman
Ağlasa nihavend acemaşiran
Bir turna olsam, yollara vursam
Uçabilsem kendi semalarıma
Bir seher vakti sılaya varsam
Selam versem ah sıra dağlarına
Komşunun kızı; çoban yıldızı
Yaz bahçeleri; yeşil, mor, kırmızı
Ah şişede la'l; hem de ay hilal
Bir daha da görmedim öyle yazı
Bir Kızılderili atasözü der ki: "Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. Benim takıldığım taşlara takıl yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git benim gittiğim gibi anca o zaman beni yargılayabilirsin."
Kızcağız eteğine taze kokulu elmaları toplamış hızlı hızlı gitmekte.. Karşısına bir derviş çıkar, _Evladım böyle hızlı hızlı nereye gidiyorsun ? Kız cevap verir, _Şurdaki çoban benim yarimdir, bu elmaları ona götürüyorum der. Derviş sorar, Kaç elma topladın ? Kız şaşkınlıkla, İnsan sevdiğine verdiğini sayarmı ? !...der. Derviş bu cevabi duyar duymaz, tespihini kırar... Kendi kendine, __Ben Allah'ı anıyorum ama nafile, birde sayıyorum der.