Sabit fikirler; her birimizin, kendimizi gördüğümüz ve içtenlikle olduğumuzu düşündüğümüz kişiyi esas alarak, yalnız kendimizi değil, başkalarının da bizi içinde görmesini istediğimiz o kişiyi o veya bu şekilde inşa edişimiz. Böylesi bir cüretkârlığın, densizliğin cezasız kalmaması gerekir.
Kendimi tam olarak tanımıyordum; kendime ait herhangi bir gerçekliğim yoktu; hayatım süürekli birbirini izleyen yanılsamalardan ibaretti, neredeyse bir sıvı gibi akışkan, bir metal gibi dövülgen bir haldeydim; beni yalnızca başkaları tanıyor ve bunu kendilerine göre, bana atfettikleri gerçeklik doğrultusunda yapıyorlardı; her birinin bende gördüğü Moscardaların hiçbiri, kendim için bir hiç olan ben ile örtüşmüyordu; nitekim tekrar altını çizmek isterim ki, o pek çok Moscarda'nın her biri, kendi gerçekliğime sahip olmayan benden çok daha gerçekti.
Öyle ya, ne ben kendimi sizin bana verdiğiniz biçimde ne de siz kendinizi benim size verdiğim biçimde tanıyabilirsiniz; hiçbir şey, herkes için aynı olamaz; her şey, her birimiz için sürekli değişebilir ve nitekim değişmektedir de.
Fakat kelimelerin içleri boş, anlamları kayıpsa, bunda sizin ve benim ne suçumuz olabilir ki? Evet sevgili dostum, boşlar. Ve o kelimeleri birbirimize söylerken, her ikimiz de kendi anlamlarımızı yüklüyoruz onlara. Birbirimizi anladığımızı sanmıştık: hâlbuki bakın, hiç de anlamamışız.