Kırmızıyı sevdiğini bilseydim
Hayallerim kıpkırmızı olurdu
İstanbul hâlâ güneşin ardında
Ufuklarında birkaç kere leke
birkaç kan pıhtısı dudaklarında
İstanbul hâlâ sevimli mi sevimli
Ve hâlâ bir tomurcuk tadında
Yürüyelim seninle İstanbul’da
Korkusuz bir rüyadır
Bekler bizi Beykoz’da, Üsküdar’da
Birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü
Yenilgisiz bir muammâ gibidir
Arar buluşamayan ellerimizi
Deli rüzgâr yine sarhoş, hovarda
Tam orada, Çamlıca yokuşunda
Birkaç bulut çekelim gökyüzünden
Damarlarımızdan geçirelim ve birden
Bırakalım suların üzerine
Sen bir defa konuş, sen bir defa gül
Kumlu ebrûlar yapalım seninle
Serpmeli ebrûlar, bülbülyuvası
Hercâîmenekşe, gonca ve sümbül
Yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında
Yürüyelim seninle İstanbul’da
Boğaziçi mağrûr türkülerini
Gözlerine baka baka söylesin
Aslında rastgele sayı uydurma diye bir şey yok. Henüz bilgisayarlar rastgele bir şeyler uydurabilme yetisine sahip değil. Yani üretilen sayılar üretilme isteği olduğundaki timestamp (1 ocak 1970'den beri geçen sürenin saniye cinsinden değeri - çoğu bilgisayarın vb. kullandığı milat, epoch) değeri dahil kullandığınız işletim sisteminin o an ürettiği CPU fan dönme hızı, işlemci sıcaklığı, geçici belleğinizde kaplanan alan gibi çeşitli değerlerin işlenmesiyle ortaya çıkmış bir sayı olabiliyor. Örneğin C programlama dilinde neye göre sayı üretileceğini belirlemek için "srand" metodu/yordamı kullanılıyor. Örneğin "time(NULL)" dediğiniz durumda zamana göre üretiyor. Yani belirli girdiler ve onların işlendiği sayı üretme algoritmaları var. Bilgisayar bilinç ile rastgele sayı seçemiyor. "srand" tam manasıyla bir "seed" tohum değer alıyor ve bu değer ile bir sayı üretiliyor.