Haklıydı. İstanbul hakikaten bitmişti. Hepimizin ortak vurdumduymazlığı, ortak acımasızlığı, ortak cahilliği bitirmişti bu şehri. Kalıntılarıyla beslenip duruyorduk işte.
İstanbul'un tarihiymiş, kültürüymüş, güzelliğiymiş, bunların umrunda değil. Durmadan turistik oteller yapıyorlar, çirkin köprüler, iğrenç gökdelenler.. Tek dertleri daha çok rant, daha çok vurgun, daha çok avanta..
"Kar!" diye haykırdı neşeyle çocuklar. "Kar yağıyor lan,kar.."
Sevinçle oldukları yerde zıplamaya başladılar. Oysa bir cinayet işlenmişti, oysa bu çocuklar evsizdi, umutsuzdu, geleceksizdi. Ama bir anlığına da olsa kar sevinci üstün geldi, bir anlığına ben de kaptırdım kendimi çocukların coşkusuna.