Birtakım mekteplerimiz var bir şeyler öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan memur kadrosunu doldurmak için çabalıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız. Çocuklarımızı muayen yaşlara kadar okutmayı adet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münevver hayatı kaplayacak...
Vücutlarımız, birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir; asıl mesele hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, ordan tek bir ruh olarak çıkmaktır.
Yeni bir hayat lazım. Belki bundan sana daha evvel bahsettim. Fakat sıçrayabilmek, ufuk değiştirmek için dahi bir yere basmak lazım. Bir hüviyet lazım. Bu hüviyeti her millet mazisinden alıyor.