Kitabın henüz başlarındayken keşke bu kitabı bütün kadınlara okutabilsem diye düşünmüştüm. İnsanız hepimizin zayıf yanları var, hatalarımız var. Kör noktalara sahibiz. Bize farkındalık katacak, bizi güçlendirecek bir şeylere muhtacız. Bu kimi zaman bir insan, kimi zaman bir yaşantı bazen bi hata, izlediğimiz filmdeki bir sahne ya da okuduğumuz bir kitap. Bu kitap bir kadın olarak bana farkındalık katan, beni düşündüren hatta yanlışlarımı ve kör noktalarımi (tabiki de hepsini değil fark edemediklerim vardır illaki) fark etmeme yardımcı olan bir kitap oldu. Okuma esnasında sakin sakin uzun vadede düşünerek okuduklarımı sindirmeye çalışarak okumaya gayret ettim ki bu kitap bence böyle okunmalı. Öyküler anlatılıyor öykülerdeki karakterler üzerinden tahliller yapılıyor. Mitoloji ve psikoloji harmanlanmış. Öykülerle bir kadının kendi derinliklerinden gelen gücünü fark etmesi amaçlanmış. Bir kadın olarak hangi hataları yapmış ve bu hatalardan nasıl kurtulmuş bu hatalardan korunmak için ne yapmalı, bir kadın kendi gücünü nasıl keşfeder, psişesini nasıl güçlendirir gibi soruların cevaplarını bu öykülerde ve devamındaki analizlerde bulabileceğiniz bir eser. Bu kitapla çirkin ördek yavrusu olmayı yani ait olduğunuz yeri bulana kadar aramaktan vazgeçmemeyi, kibritçi kız gibi hayallerle yaşamamayı, olanı olduğu gibi görmeyi, sezgilerinize güvenmeyi, ışığın olduğu yerde bir yok edicinin de var olduğunu, düşüşlerin inişlerin aslında bir kayıp değil de bizi besleyen şeyler olduğunu, her ne durumda olursa olsun kadının evini, ruhunu ziyaret etmeyi ,onu beslemeyi unutmaması gerektiğini ve daha birçok şeyi hatırladım veya öğrendim.
Evet kitapta kadınlar için çok şey var. Ama bu kitabı sadece kadınlar değil erkekler de okumalı. Eminim ki erkeklerinde bu kitaptan öğreneceği şeyler