Beden ile toplum arasındaki benzerlik sadece yapısal açıdan değil; işlev açısından da kuruluyordu. Her ikisi de ancak tüm parçalar çalışmaları gerektiği gibi çalıştıklarında sağlıklı olabiliyorlardı ve bir parça hastalanınca ve işlevini yerine getiremeyince veya getirmeyince, her ikisinin de tedavi edilmesi gerekiyordu.
Kalın ve yüksek surları, çok sayıda kulesi ve savaş için hazırlanmış bir savunma hattı var. İnsanların evleri büyük ve pahalı bir şekilde döşenmiş; binalar güçlü ve sağlam bir şekilde inşa edilmiş. Cam pencereler ışığın her taraftan içeri girmesine izin veriyor; evlerin kapıları genellikle demirden yapılmış. Bu kapılar üzerinde kuşlar ötüyor. Evlerde birçok zevkli mobilya var. Ahırlar atlarla dolu... Kiliseler çok güzel süslenmiş, pahalı bir şekilde donatılmış. Rahipler dünyevi zenginlik içinde yüzüyorlar... Her gün şehre inanılmaz miktarda ürün getiriliyor. Yumurta ve kerevit yüklü birçok araba geliyor. Un, ekmek, et, balık ve kümes hayvanları çok büyük miktarlarda getiriliyor; ama akşam olduğunda satın alınacak hiçbir şey kalmıyor. Tüketilmesi veya Tuna yoluyla başka yerlere gönderilmesi için Viyana'ya getirilen şarabın miktarı ise inanılmaz... Şehirde yaşayan insanların çok azının ataları şehrin civarında yaşamış; çok az sayıda eski aile var; hemen hemen hepsi ya göçmen ya da yabancı.
(Aeneas Sylvius Piccolomini, Historia Frederici III imperatoris, p. 208-212.)
Bir karar vermeyi düşünmeden önce otuz bin başın bir şapkaya sokulması gereken bir ülke ile birlikte bir işe nasıl teşebbüs edilebilir?
Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa
Ah dostum, bu savaşı terk etmekle bizler yaşlılıktan ve ölümden kaçabilseydik, burada keşif kolunda savaşmazdım; ama madem ki eli kulağındaki ölümün hiçbir insanın kaçmayı ümit bile edemeyeceği pek çok hali var, haydi devam edelim; ya başka insanlara nam kazandıralım ya da kendimiz için kazanalım.