Sinaps denilen küçük boşluklardaki kimyasallar (Serotonin, Dopamin, Noradrenalin...) azaldığında ileti yavaşlar ve psikolojik rahatsızlar ortaya çıkar. Depresyondaki insanların beyninde mutluluk kimyasalı olarak bilinen serotonin hızla tüketilir. İlaçlarla yanlış tüketim önlenerek kişi tedavi edilebilir. Eğer kişide genetik bir akıl hastalığı varsa genler yanlış protein üretirler. Yanlış protein serotonin salgısını bozar. Böyle durumlarda serotonin salınımını düzenleyen ilacın hayat boyu kullanması gerekebilir.
Hayatımızın ilk beş yaşında öğrendiklerimiz hayatımızın geri kalanında öğrendiklerimizden daha fazladır. Sevgiyi, nefreti, insanlığı hayatın ilk beş yılında büyük ölçüde öğrenmiş oluyoruz. İleri yıllarda entelektüel enerjimizin çoğunu, yanlış öğrendiklerimizi düzeltmeye harcarız.
Düşünceye duygu eklenirse inanç oluşur. İnanç devam ederse davranış gelişir. Davranış devam ederse alışkanlık ve alışkanlık devam ederse kişilik oluşur. Çocukluğumuzda öğretilen her şey tekrarlanırsa kişiliğimiz haline gelir. Kişi istemedikçe bu network'ler değişmez.
Narsisistik Çıkarcılık
Modernizm erdemli değil faydacı insanı, başkasını değil kendini mutlu etmeye öncelik veren insanı, soyut zevkleri değil somut zevkleri önemseyen insan tipini teşvik etti.
Ekonomik verimlilik için açgözlü ve bencil olmak gerektiğini söyledi. Hatta ahlak temelli sistemin yetersizliğine işaret ederek, toplumun ahlak dokusunun değişmesinin gerektiğini vurguladı. Neo-klasik iktisatçılardan A. Smith ve Menger "Ahlak ve iktisat birbirine zıttır, insan mekanistik bir varlıktır, motivasyonu çıkardır tezini savundular.
Kapitalizmin ünlü görüşü "Toplum kendi çıkarını güden bireylerden oluşur, niyetlenmemiştir, kendiliğinden doğan bir düzendir. Rasyonellik yani akli türetme davranışlarının tek belirleyicisidir diyerek asırların birikimi olan ahlaki öğretileri silip attı.