fnoctii

fnoctii
@fnoctii
Puan vermedi·112 syf.·
2025 80. kitabı
Nasıl ki bir manzarayı betimlerken düzlüğe çıkıp dağları ve yüksek yerleri, yüksek yerlere çıkıp düzlükleri gözlemleriz; halkın karakterini tanımak için hükümdar, hükümdarların doğasını bilmek için de halk olmak gerekir.” (s.2) Machiavelli’nin dayanak noktası, yaşanılan gerçekten yola çıkarak insanı irdelemek ve sorgulamaktır; gerekirse yargılamaktır da. (s. xx)Kitaba ilk başladığımda önsözün uzunluğu nedeniyle biraz sıkılmıştım ancak bitirdiğimde bunun nedenini daha iyi anladım. Hükümdar bir yöneticinin nasıl hükmetmesi gerektiğini ve halkla olan ilişkisini nasıl güçlü tutabileceğini ele alıyor. Machiavelli yaşadığı dönemdeki yönetimden ve karşılaşılan sorunlardan rahatsız olduğu için, İtalya’nın geleceğini önemsiyor ve bu eseri dönemin hükümdarına yol göstermek amacıyla kaleme alıyor.Kitapta hükümdarın gücü nasıl elinde tutacağı ve karar alırken halkı nasıl konumlandırması gerektiği oldukça açık bir şekilde anlatılıyor. Machiavelli insanı olduğu gibi kabul ediyor iyi ya da kötü, cimri ya da merhametli, menfaatçi ya da fedakar yönleriyle ele alıyor ve karşılaşılan durumlarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini net bir biçimde ifade ediyor. Kitapla bağ kurmak zor değil çünkü anlatılanların benzerlerini günümüzde de hala görüyoruz ya da görenler var. Sorunlar artık kılıçlarla yaşanmıyor belki ama yöntemler ve yöneticilerin düşünce yapıları çoğunlukla aynı. Hükümdar sadece tarihsel bir metin değil günümüz yöneticilerini ve yönetme biçimlerini anlamak için de okunabilecek, geçerliliğini koruyan bir eser.
1000Kitap
HükümdarNiccolo Machiavelli · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200820,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·216 syf.·
2025 3. kitabı
İnsanlar tuhaftırlar, tuhaf kılıklı karıncadan da beter. Çünkü o insanların yasaları berbattır. Biri yer, bini bakar; kıyamet de ondan kopar derler, bir türlü o bekledikleri kıyamet kopmaz. Bini çalışır aç kalır, on bini, yüz bini çalışır aç kalır; birisi, yalnız birisi döke saça yer, tıksırıncaya kadar yer, yine de doymaz. Her çağda bir şey uydururlar; şimdi bütün işleri güçleri beşe alıp ona satmaktır…” (s.80) Bu kitabı okurken sık sık sinirlendim, durup düşündüm, sonra yine devam ettim. Çünkü anlatılan şey bir masal gibi görünse de aslında fazlasıyla tanıdık. Okumaya başlamadan önce kapağı ve ismi yüzünden biraz tereddüt etmiştim ama iyi ki okumuşum dediğim, duygularımı açık açık hissettiğim nadir kitaplardan biri oldu. Gücü elinde tutanların dili, halkın buna nasıl razı edildiği; çalışanın aç kaldığı, yiyenin doymadığı bir düzen… Manipülasyonun tekrar tekrar ne kadar can alıcı olduğunu bir kez daha görüyoruz. Tuhaf olan ise bunların yıllar önce yazılmış olması ve bugün hâlâ aynı şeyleri yaşıyor olmamız. Yaşar Kemal burada sadece yöneticileri değil, susmayı öğrenmiş kalabalıkları da anlatıyor. Filler Sultanı’nın sözleri bugünü birebir karşılıyor; manipülasyonun, adaletsizliğin ve alışmanın nasıl normalleştiğini gösteriyor. Okurken “değişen ne?” sorusu ister istemez insanın zihnine çarpıyor. Bir noktadan sonra fil ve karıncalar üzerinden değil, bugünün düzeni ve insanlar üzerinden okumaya başladım. Rahatlatan bir kitap değil; ama tam da bu yüzden kıymetli. Rahatsız ediyorsa, doğru yerden dokunuyordur.
1000Kitap
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma