Yazın özellikle Zweig okurken çok keyif almıştım. Bu kitabı da biraz dış görünüşüne ve yazarın Zweig olduğuna aldanarak aldım. Konusu hakkında hiçbir fikir sahibi olmadığım için daha çekici geldi gözüme. Ve gerçekten sürükleyici 3 hikaye ile çok güzel mesajlar veren bir kitaptı. Zweig okumayı seven kişiler bu kitabı kaygı duymadan edinebilir. Dediğim gibi 3 kısa hikayeden oluşuyor kitap. İlk hikayemiz -aynı zamanda kitabın adı olmak ile beraber- Lyon'da Düğün: En beğendiğim hikaye oldu. İki gencin beraber ölüme gidecek kadar büyük olan aşkını ele alıyor. Ve bu çok etkileyici bir aşktı. Fransız devrimi sırasında ölüme yaklaşan insanların beraber hapis altında tutulması sırasında yaşanıyor. Ve bu iki genç te bu kişiler arasında olmakla beraber oradaki insanlara -her ne kadar hepsi ölüme yaklaşsa dahi- umut ve neşe aşılıyor. Bu neşe ve umudu okurken siz de iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
İkinci öykümüz, İki Yalnız İnsan: Biri fiziksel bir engeli, biri ise dış görünüşü yüzünden hayatları boyunca toplum içerisinde dışlanmış olan iki yalnız insan. İlk bakışta anlayabiliyoruz ki, bu iki kişiyi en iyi birbirleri anlar. Çünkü ikiside hayatları boyunca benzer durumlardan dolayı dışlanmış, zorbalık görmüş. Öyle de oluyor ve bu iki kişinin birbirlerini buluşuna tanık oluyoruz. Öykü her ne kadar kısa olsa da, bir çok mesaj içeriyor.
Üçüncü öykümüz, Wondrak: Hikayenin başında ana karakterimizin doğum yaptığını fakat yerlilerin bu duruma karşı olumsuz, çirkin ön yargılara sahip olduğunu görüyoruz. Öyle ki düşünceleri bu çocuğun kör ya da sarhoş bir adam tarafından olduğu yönünde. Hatta o kadar eminler ki bu eminlik okurken beni çıldırtmıştı açıkçası. Hiç kimse bu tarz ithamları hakedecek değil ya tabi. İnsanların bu şekilde düşünmesinin sebebi ana karakterimiz Sildak'ın burnunda
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma