roman kısaca arkadiy ile arkadaşı bazarov’un aileleriyle ve çevreleriyle yaşadığı kuşak ve fikir çatışmalarını anlatıyor. özellikle nihilist görüşleriyle her şeyi reddeden bazarov’un hem toplumla hem de kendi duygularıyla olan mücadelesini okuyoruz.
bazarov’un toplumsal değerleri, duygusal bağları ve estetik anlayışı küçümseyen tavrı onu geleneksel dünyanın dışında dokunulmaz bir konuma yerleştiriyor ancak romanı okurken fark ediyoruz ki karakterin sevgiye, sanata ve romantizme yönelik küçümseyici tutumu, onun bu alanlardan bütünüyle bağımsız olduğunu değil, aksine bu duygusal etkilenimlere karşı savunmasızlığını gösteriyor ve duygularını bastırmaya çalıştıkça daha derin bir iç çatışmaya sürükleniyor.
turgenyev, akılcı bir dünya görüşünün bile insanın duygusal ihtiyaçlarını ortadan kaldıramayacağını göstererek, ideolojilerden çok insan doğasının kırılganlığına dikkat çekiyor.
clarissa’da yaşamı, septimus’ta ölümü, peter’da geçmişi, sally’de gençliği, richard’da düzeni, rezia’da acıyı gördüğüm şahane bir romandı. virginia woolf, basit bir gündelik eylemin içine zamanın akışını, geçmişin izlerini, savaşın travmasını ve modern insanın derin yalnızlığını yerleştirerek romanı sıradan bir olay örgüsünden çıkarıp bir bilinç haritasına dönüştürüyor. bir anı, bir çiçek, bir bakış ve bir parti gibi küçük varoluşlarla hayatı anlamlı kılıyor.
Bayan DallowayVirginia Woolf · Yason Yayıncılık · 20165,9bin okunma