insanların çoğunda içlerinden atamadıkları bir mutsuzluk vardı. bunu gözlerinde görebiliyor ya da konuşmalarından anlıyordunuz. sürekli bir şeylere kızgın, endişeli ya da üzgündüler. insanların çoğu yakalarını bırakmayan bu mutsuzlukla birlikte yaşamaya alışkındı.
kendi derdine yan ve daldığın su seni dibe doğru çekerek her şeyi unumanı sağladığında, aklındaki şey bu olsun; kendinin, ruhunun kullandığı kaçış kapsülünün biricikliğinden başka her şeyi unut ve dokuz bin dokuz yüz doksan sekizinci kez sil baştan başla.