Merhaba. Dolu dolu dopdolu bir Fransız klasiği yorumu ile geldim. 'Notre Dame'ın Kamburu' okurken sizi detaylara ve bilgilere boğan, yer yer bunları neden bilmek zorundayım diyeceğiniz ama yine de olayları merakla okuyacağınız bir kitap. Kilisenin çan çalma görevlisi Quasimodo ve güzeller güzeli çingene kız Esmeralda'nın dram dolu hikayesini okumak için kendinizi hazır hissetmenizi öneririm. Daha önce hiç klasik okumadıysanız ve kafanızın dolu olduğu bir dönemdeyseniz önermem. Ama sakin kafayla odaklanıp planlı bir şekilde hiç sıkılmadan okuyabilirsiniz bence. Olayların akışı kitabın yarısına yakın yerlere geldiğinizde hızlanıyor. Quasimodo insanların Notre Dame'ın kamburu olarak adlandırdığı kambur, kızıl saçlı, tek gözü görmeyen, görüntüsüyle insanları korkutan, çan seslerinin sağırlaştırdığı ama kendi içinde kimseye zararı olmayan biridir. Küçüklüğünde onu sahiplenen rahiple birlikte Notre Dame kilisesinde yaşar. Birgün danslarıyla ve yetenekli keçisi Djali ile herkesi kendine hayran bırakan Esmeralda'yı görür. Kitabın arkasında okuduğum şu güzel yazı kitabı özetliyor aslında.
'Güzel Esmeralda’yı yalnız güzellikleri öven bir şair sevdi. Sonra çapkın gülümsemesiyle Parisli kadınların yüreklerini hoplatan bir asker. Sonra yalnızca tanrısal olanı sevmeye yemin etmiş bir rahip. Ama onu en çok, görkemli Notre Dame’ın kambur zangocu Quasimodo sevdi.'