Hüsna

Hüsna
rüzgârı kendinden menkul bi uçurtma
Çocukluk bahçemde takıldığım en büyük taş olduğunu bilmezmiş, ruhumda açtığın yarıkları görmezmiş gibi, dizimizi kanatan taşlardan, aynı bahçede aldığımız çocukluk yaralarından bahsetmişsin.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Mutluluğa atılmış adımlarla alay ettin hep, onları küçümsedin. Oysa yaralarıyla değil, kabuklarıyla olgunlaşır insan dediğin.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Acı çekmenin insanı temizleyen bir yanı olduğuna inanırdın galiba; kendini kanatarak günahlarından arınmaya çabalayan sofular gibi yaralarında nefeslenirdin.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Hatırlamak ne kelime, hiç unutmadım ki! Malum, kimimizin cezası hatırlamak, kimimizinki unutmamak. Ben ilelebet unutamamakla cezalandırılanlardanım.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Hayat denen yolculuk, gitmekten değil, dönmekten ibaretmiş. Bak, sen bile gidenlerin arasından çıkıp dönenler safına girdin, gidişinin üzerinden onca yıl geçtikten sonra bir gün ansızın keyfe keder birkaç satırla bana ulaşıverdin. Bıraktığın yerde zahmetsizce buldun beni.
Sayfa 25·Kitabı okuyor