Neredeysen firar et, gel, hâlâ göğsümde mırıldanan çocukluğunu anlat bana
Hayatın kovduğu ölümün geri çevirdiği
ne varsa yüzünde usul usul uykuna karışırken,
birlikte ölümden döndüğüm biri gibi seyredeyim seni.
Bütün bunları, hazin bir kayıplar öyküsüne, kendine acımaya
dönüştürmeden, ağır, başlı, yalın bir ödeşmeyle kapatalım istersen:
Hiçbir yolculuk eskisi gibi değil ama, belki bu sefer sahiden gidebiliriz bir yerlere,
Hayatımızın bu yeni döneminde, Hey Joe! demem sana artık, başka bir şarkı buluruz kendimize... Şimdilerde yeni gözdem: Prodigy. Eski kundakçı günlerimizin anısına da uygun düşer hem: Firestarter, diye anarım seni istersen.
Ama söyledim ya:
Çıkıyor musun, yoksa yeniden mi giriyorsun içeri,
anlaşılmıyor şarkıdan Joe!
En iyisi gel, geri al kurumuş dudaklarımdan ıslığını
karanlığa artık alıştım ben
Hayata kaptırdıklarımdan daha çok kurtardıklarım
Kan durağında inecek var! Kandaki tuz kavurdu dudaklarımı,
Tek tabancayım! Suç bayramındayım! Timsah sokağındayım! Bak
buradayım!
Ya, sen neredesin Joe?