Ben bundan yıllar önce bir şeyler yapmak ya da bir şeyleri hayata geçirmek için her şeyin yolunda gitmesini beklerdim. Sağlığımın yerinde olmasını, sevdiklerimin yanında olmasını, keyfimin yerinde olmasını, icraata geçecek maddi durumumun olmasını, evrenin tüm karanlığını yutmuş gibi bencil insanların benden uzak olmasını, evimin toplu olmasını, çayımın demli olmasını, karnımın tok sırtımın pek olmasını,mevsimin hep bahar olmasını, kafamın üzerinde gümüş martılar uçmasını...
Uzun süre bekledim. Bu sırada gözlerimin kenarları kırıştı, saçlarıma aklar düştü,ellerimin üzerinde yaşlılık lekeleri oluştu ve her şey daha kötü gitmeye başladı. Sonra böyle bir anın hiçbir zaman gelmediğini ya da gelmeyeceğini farkettim. Mutlaka bir şeyler istediğim gibi olmadı, olmuyordu da. Bunu anladıktan sonra o meşhur Çin atasözünü bilgisayarımın üzerine, dolabın kapağına, sınıftaki masamın çekmecesine yapıştırdım," Bir ağaç dikmek için en iyi zaman bundan 20 yıl önceydi. En iyi ikinci zamansa şimdi!"
"Yazgımıza boyun eğmek Allah'ın verdiği aklı kullanmayacağımız anlamına gelmez elbette. Kendisine yapılan her kötülüğü, her zulmü 'kader' telakki edenlere aldırmayın. Kitap 'oku' diye başlar. Aklınızı ve kalbinizi aynı anda kullanın."