Sizlere, genç Türk yazarlar arasında, musiki ve felsefede de tecrübesi olan birinin, Şule Gürbüz'ün kitaplarını öneririm. Onu okumaya Kambur, Coşkuyla Ölmek ve Zamanın Farkında'dan başlayabilirsiniz.
Türk basın tarihinin en iyi yazarları arasında Falih Rıfkı Atay başta gelir. Gençlere onun eserlerini okumalarını bilhassa öneririm. Birinci Cihan Harbi'nde, Şam'daki karargahta Cemal Paşa'nın yanındaydı. O dönem ve coğrafyadaki gözlemlerini isabetle kullandı. İmparatorluğun yıkılışını muhteşem bir şekilde kaleme aldığı, herkesin defalarca okuduğu Zeytindağı işte bu gözlemlerin eseridir.
Orhan Pamuk'un romanlarında doğrusu beni cezbedecek, sürükleyecek pek bir şey bulamadım. Tabii Beyaz Kale beni daha çok ilgilendirdi. Cevdet Bey ve oğullarını biraz geveze buldum. Pamuk'un Türkçesini de bozuk buluyorum. Tahsin Yücel onu o kadar sert eleştirdi ki; "Tutarım, görüşleri bana yakındır ama Türkçesi ümitsiz vaka," demeye getiriyor adeta. Bana kalırsa, bu çok ağır ama kaliteli bir eleştiridir.
Çok umutluyum. Çünkü genel eğilimin tersine, Farsça, Rusça gibi dillere merak salan, bu yönde eğitim alan gençler görüyorum. Bu tür gençler öne çıkınca, her yer ve herkes birbirine benzemekten çıkacak. Daha dolu dolu bir ülke olacağız.
Mesela bizde şimdi zengini-fakiri herkes nargile içiyor. Biliyorsun Avrupa'da meyhaneler vardır; müdavimleri birayı çeker çeker, bağıra bağıra konuşurlar. Bu nargilecilikte de aynısı işte. Nargile kafeciliği bütün İstanbul'u sarmış vaziyette!