Ali Aydın

Ali Aydın
@fotrose
instagram incedusunceler1
15 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Benim için bir sabır testiydi resmen...
5/10
·238 syf.··
2025 49. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 20:51
Bu kitabı çok merakla ve heyecanla uzun zaman önce satın almıştım. Bana çok şey katar, bir şeyler öğrenirim düşüncesiyle daha müsait olduğum bir dönemde okumaya ertelemiştim. Ancak okuduktan sonra benim için hayal kırıklığı oldu. Benim için hiçbir şey değişmedi. Bu kitap bana göre değildi. Beğenenlere saygı duyarım fakat benim için bu kitap resmen bir sabır testiydi. Okurken sık sık “acaba bir şey mi kaçırıyorum?” diye düşündüm. Belki ilerleyince güzelleşir, belki sonunda tamam aradığım buydu derim umuduyla sonuna kadar sabırla devam ettim. Ama bittiğinde dediğim tek şey “Eee yani bu muydu şimdi?” oldu. Okumaya başlarken kesinlikle önyargılı değildim. Hatta çok heyecanlıydım. Başlarda dilin ağırlığı nedeniyle metnin içine giremediğimde çoğunlukla çeviri ve modern metinler okuduğum için adapte olamadığımı düşündüm. Ancak ilerledikçe bunun da sebep olmadığını fark ettim. Sorun dil de değildi işte kitap doğrudan bana hitap etmiyordu. Okuyorsunuz, bir olay oluyor eee peki şimdi ne olacak diyorsunuz ama devamı gelmiyor. Benim için en yorucu nokta da buydu. Buradaki süslü yorumları da okudum. Gerçekten ben neyi kaçırdım diye düşündüm. Bende o anlatılan duygular hiç oluşmadı. Duygu yok, bilinç akışı yok. Daha çok parça parça olaylar silsilesi... İnsanlar bu kitabı gerçekten sevdikleri için mi sevmiş, yoksa birkaç kişinin sosyal medyada ya da orda burda “sevilmesi gereken bir kitap, mutlaka okunması gereken bir kitap, okumayan çok şey kaçırır" algısı oluşturmasıyla mı bu noktaya gelmiş, bu kadar yüksek puanlar ve süslu yorumlar almış bunu da açıkçası ayırt edemedim. Bir yandan farklı olaya geçip onu anlatıp daha sonra diğer bir olay ile birleştirerek anlatıya devam etmesi başlangıçta hoşuma gitti ama bir süre sonra bu teknik de kabak tadı verdi. Açıkçası başka bir anlatım
1000Kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Ali Aydın
Kitabı şimdi bitirdim. Kitap hakkında hissettiklerimi o kadar güzel dile getirmişsiniz ki teşekkür ederim. En çok da şu tespitnizi beğendim: Bu kitap sosyal medyanın etkisiyle mi böyle övüldü? Okunması gerekir algısı yaratıldığı için mi tavsiye ediliyor? Bu tespit çok önemli ve hatta üzerinde düşünülmesi gerekir. Bir adım öteye taşıyalım. Acaba özellikle takipçisi çok olan sayfalar olumlu tanıtımlar için ücret mi alıyorlar?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Benim için bir sabır testiydi resmen...
5/10
·238 syf.··
2025 49. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 20:51
Bu kitabı çok merakla ve heyecanla uzun zaman önce satın almıştım. Bana çok şey katar, bir şeyler öğrenirim düşüncesiyle daha müsait olduğum bir dönemde okumaya ertelemiştim. Ancak okuduktan sonra benim için hayal kırıklığı oldu. Benim için hiçbir şey değişmedi. Bu kitap bana göre değildi. Beğenenlere saygı duyarım fakat benim için bu kitap resmen bir sabır testiydi. Okurken sık sık “acaba bir şey mi kaçırıyorum?” diye düşündüm. Belki ilerleyince güzelleşir, belki sonunda tamam aradığım buydu derim umuduyla sonuna kadar sabırla devam ettim. Ama bittiğinde dediğim tek şey “Eee yani bu muydu şimdi?” oldu. Okumaya başlarken kesinlikle önyargılı değildim. Hatta çok heyecanlıydım. Başlarda dilin ağırlığı nedeniyle metnin içine giremediğimde çoğunlukla çeviri ve modern metinler okuduğum için adapte olamadığımı düşündüm. Ancak ilerledikçe bunun da sebep olmadığını fark ettim. Sorun dil de değildi işte kitap doğrudan bana hitap etmiyordu. Okuyorsunuz, bir olay oluyor eee peki şimdi ne olacak diyorsunuz ama devamı gelmiyor. Benim için en yorucu nokta da buydu. Buradaki süslü yorumları da okudum. Gerçekten ben neyi kaçırdım diye düşündüm. Bende o anlatılan duygular hiç oluşmadı. Duygu yok, bilinç akışı yok. Daha çok parça parça olaylar silsilesi... İnsanlar bu kitabı gerçekten sevdikleri için mi sevmiş, yoksa birkaç kişinin sosyal medyada ya da orda burda “sevilmesi gereken bir kitap, mutlaka okunması gereken bir kitap, okumayan çok şey kaçırır" algısı oluşturmasıyla mı bu noktaya gelmiş, bu kadar yüksek puanlar ve süslu yorumlar almış bunu da açıkçası ayırt edemedim. Bir yandan farklı olaya geçip onu anlatıp daha sonra diğer bir olay ile birleştirerek anlatıya devam etmesi başlangıçta hoşuma gitti ama bir süre sonra bu teknik de kabak tadı verdi. Açıkçası başka bir anlatım
1000Kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Lisanihal Lal isimli okura yanıt verildi
Ali Aydın
Aynı fikirdeyim. Kitap sabır testi oldu bende.
Puslu Kıtalar Atlası
3/10
·238 syf.··
2021 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2021 06:22
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve yüzde 99 ihtimalle de son kitabı olacaktır. Tabi ki olay örgüsü, kurgu ve akış gayet güzel ama bunu sadece yüzde 30 luk kısım olarak görüyorum. Yazar okuyucuya ne kadar bilgili olduğunu, muazzam bir kelime haznesine sahip olduğunu harika bir şekilde hissettirmiş ancak arta kalan yüzde 70’lik olumsuz kısım tam da burada başlıyor. Kafasında bir sayfa belirlemiş ve kitabım 238 sayfa olsun demiş. Hafızasında ne kadar bilgi ve kelime hazinesi varsa ortaya serip hepsini aktarmaya çalışmış. Dolayısıyla bu da çok fazla gereksiz bir kargaşaya sebebiyet vermiş. Türk edebiyatına ya da bana bir şey katmış mı diye soracak olursanız cevabım kesinlikle hayır olacaktır . Hiç başlayıpta zaman kaybetmemeniz dileğiyle....
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Ali Aydın
O kadar haklısınız ki... Yeni bitirdim kitabı ama maalesef bana hiçbir şey katmadı. Ne orjinal güzel sözler, ne yaratıcılık, ne sürükleyicilik... İşin ilginç yanı nasıl oluyor da böyle puanlar alabiliyor çok merak ediyorum. Yazar kelimeleri serpiştererek kitap yazmış resmen. Bir karakter bir anda yok oluyor. Sonra bir anda anlamsız bir yerden son derece saçma bir yerde yeniden karşımıza çıkıyor. Sanki satırlar dolsun da nereden dolarsa dolsun havası vardı...
2/10
·238 syf.··
2021 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 15:42
Çok merak ederek ve hevesle başladığım ancak benim için büyük bir hayal kırıklığı olan bu kitabı nasıl yorumlayacağımı inanın bilmiyorum. Oldukça karışık bir kitap. Biraz daha ayrıntıya girmem gerekirse, kitabın başında karşımıza Arap İhsan adında bir karakter çıkıyor. Tam Arap İhsan’ın ana karakter olduğunu düşündüğünüz anda çok alakasız bir şekilde ve aniden ortadan kayboluyor. Keşke bu durum yalnızca Arap İhsan için geçerli olsaydı ama ne yazık ki bütün karakterler için geçerli. İşin en anlam veremediğim yanı ise bütün karakterin hayat hikayesini, maceralarını olabilecek en ayrıntılı biçimde okuyoruz ve hiçbirinin birbiriyle bir bağlantısı yok ya da çok uzun zaman sonra ortaya çıkıyor. Açıkçası bir çok yerde içimden “Tamam ama ne alakası var?” diyerek okudum. Ayrıca en çok takıldığım noktalardan biri de şu: Kitabın büyük bir kısmında bir düşünce savunuluyor. Ebrehe adlı karakter bize uzun uzun bunu anlatıyor. Kitapta bu düşünce uğruna birçok olay yaşanıyor ve bir okuyucu olarak bu kısmın, kitabın ana hikayesi olduğunu düşünerek dikkatle okudum. Ancak yine ortaya yeni bir karakter -casus- çıkıyor ve tez tamamen çürütülüyor. Ancak bu asla tatmin edici açıklamalarla yapılmıyor. Kitabın sonu ise benim için apayrı bir hayal kırıklığı oldu. Bu kitabı hiç beğenmedim, beğenenlere saygı duyuyorum ancak neyi beğendiklerini ve ne anladıklarını tam olarak çözemiyorum.
1K
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Ali Aydın
Bu kitabı biraz önce bitirdim. İncelemeniz o kadar güzel olmuş ki... Tam içimden geçenleri yazmışsınız. Bir karakter bir anda yok oluyor sonlara doğru anlamsız, gereksiz, heyecansız bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bu kitabı göklere çıkaranların ne anladığını çok merak ediyorum. İnanın içinde bir iki orjinal cümle vardı.