Bu kitabı çok merakla ve heyecanla uzun zaman önce satın almıştım. Bana çok şey katar, bir şeyler öğrenirim düşüncesiyle daha müsait olduğum bir dönemde okumaya ertelemiştim. Ancak okuduktan sonra benim için hayal kırıklığı oldu. Benim için hiçbir şey değişmedi. Bu kitap bana göre değildi.
Beğenenlere saygı duyarım fakat benim için bu kitap resmen bir sabır testiydi. Okurken sık sık “acaba bir şey mi kaçırıyorum?” diye düşündüm. Belki ilerleyince güzelleşir, belki sonunda tamam aradığım buydu derim umuduyla sonuna kadar sabırla devam ettim. Ama bittiğinde dediğim tek şey “Eee yani bu muydu şimdi?” oldu.
Okumaya başlarken kesinlikle önyargılı değildim. Hatta çok heyecanlıydım. Başlarda dilin ağırlığı nedeniyle metnin içine giremediğimde çoğunlukla çeviri ve modern metinler okuduğum için adapte olamadığımı düşündüm. Ancak ilerledikçe bunun da sebep olmadığını fark ettim. Sorun dil de değildi işte kitap doğrudan bana hitap etmiyordu.
Okuyorsunuz, bir olay oluyor eee peki şimdi ne olacak diyorsunuz ama devamı gelmiyor. Benim için en yorucu nokta da buydu.
Buradaki süslü yorumları da okudum. Gerçekten ben neyi kaçırdım diye düşündüm. Bende o anlatılan duygular hiç oluşmadı. Duygu yok, bilinç akışı yok. Daha çok parça parça olaylar silsilesi...
İnsanlar bu kitabı gerçekten sevdikleri için mi sevmiş, yoksa birkaç kişinin sosyal medyada ya da orda burda “sevilmesi gereken bir kitap, mutlaka okunması gereken bir kitap, okumayan çok şey kaçırır" algısı oluşturmasıyla mı bu noktaya gelmiş, bu kadar yüksek puanlar ve süslu yorumlar almış bunu da açıkçası ayırt edemedim.
Bir yandan farklı olaya geçip onu anlatıp daha sonra diğer bir olay ile birleştirerek anlatıya devam etmesi başlangıçta hoşuma gitti ama bir süre sonra bu teknik de kabak tadı verdi. Açıkçası başka bir anlatım