“Söylediklerime kendim de inanmıyorum. Ama her şey böyle başlamaz mı? Aklınıza gelen ilk şeyi söylersiniz ve sonra söylediklerinizin arkasında durmanız gerekir.”
“Zaman böyle bir şeydir; ileri geri döner durur. Yakınlıklar uzaklıklarla yer değiştirir. Sonra o uzaklıklar başka bir yerde, başka bir şekilde tekrar yakınlık haline gelir. Galiba olgunlaşmak diye buna diyorlar; her şeyi kabul etmeye başlıyorsun... İnsan beyni mükemmel bir çiftçi; durmadan ekip biçiyor... Sonunda, olan biten her şeyi anlıyorsun. Anlamak çok tehlikeli bir şey...”
“Sonunda şu fikre vardık ki, güçlü olmak denen şey, çaresizlikten doğuyor. Işığın, karanlığı beyaza boyaması gibi bir şey... Karanlık olmazsa ışığı hissedemeyiz ki...”