"Acı çekmek kötüdür,çirkindir,karanlıktır. Çağımızın acıya duyduğu sempatide hastalıklı bir şeyler var. İnsan yaşamın renklerine, güzelliğine, coşkusuna sempati duymalı. Hayata dair yaralardan ne kadar az bahsedersek, o kadar iyi."
Kadınlar erkekler gibi yazsa, erkekler gibi yaşasa veya erkekler gibi görünse çok yazık olurdu; çünkü dünyanın genişliği ve çeşitliliğini düşününce iki cins bile bayağı yetersizken sadece bir tanesiyle nasıl yetinebilirdik?
On altıncı yüzyılda doğan dahi bir kadın muhakkak ya delirir, ya kendini vurur ya da ömrünün geri kalanını bir köyün dışındaki izbe bir kulübede, kâh cadı kâh büyücü sanılıp korkularak ve hor görülerek geçirirdi.