"Zaman algısının canlının türüne göre değiştiğini gösteren çalışmalar var. Yani bir sineğin yaşadığı bir gün ile insanın yaşadığı bir gün kesinlikle aynı değil. Bu çalışmalara göre metabolizman ne kadar hızlıysa zaman senin için o kadar yavaş akıyor. Burada zor kısım bu hayvanların zaman algısını ölçmek. Tutup bir kedi ya da köpeğe zaman algısını soramazsın. Bilim insanları bu nokta-da flicker füzyon frekansı diye bir yöntem geliştirmişler Devin. Detaylara çok girmeden durumu sana özetlemeye çalışayım. Mesela sana belirli bir hızda yanıp sönen bir ışık gösterdiğimde bu ışığın yanıp sönme hareketi beynin tarafından algılanacak. Frekans belirli bir seviyeye artırıldığında normalde ışık hâlâ çok hızlı bir şekilde yanıp sönüyor olmasına rağmen beynin onu sürekli yanıyormuş gibi algılayacak. İşte ışığın sürekli yanıyormuş hissini veren bu kritik eşik diğer canlılarda farklılık göstermektedir. Mesela insan için bu değer 60 hz iken, köpekler için 80 hz'dir. Yani senin sürekli yanıyor olarak gördüğün ışığı, köpeğin yanıp sönüyor olarak görecek. Özetle, bu frekans değeri ne kadar yüksek olursa bu durum birim zamanda o kadar çok duysal bilgiyi işleyebileceğini gösterir. Bilginin işlenme hızının artması demek, algılanan zamanın yavaşlaması demektir. Yani deyim yerindeyse frekansı yüksek olan bu canlılar bize göre ağır çekim bir zamanda yaşamaktadırlar. Mesela senin frekansın 60 hz iken sineğin frekansı 250 hz'dir. İşte bu nedenle elinde rulo yaptığın gazete ile bir karasineği öldürmek çok zor. Çünkü senin büyük bir hızla salladığın gazeteyi o sinek, Matrix filminde kurşunların kendisine gelişini ağır çekimde gören Neo gibi görür ve gazeteden kolayca kurtulur."