Arzuladığımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız.
Olduğundan farklı olma arzusu: bu bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak, kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir.
Günümüzde geçerli olan bilime göre göre insanlık insanoğlunun baş parmağını bükebilmesi ve dolayısıyla silah veya da alet tutabilir hale gelmesiyle başlar. Fakat belki de sebep başparmak değil ruhtur; belki, bilmiyorum.