Üzdüğümüz, kırdığımız birinin karşımıza geçip hesaplaşmaması, kendi kabuğuna çekilmesi, küsmesi, sessizleşmesi; bağırıp çağırmasından, kapıyı çekip gitmesinden daha büyük bir ıstırap.
İki insanın birbirini tanımaya çalıştığı o ilk onların efsunu… O gün çok konuştuk. Bir yere yetişmeye çalışır gibi konuştuk. Telafi edilmesi gereken bir zamanı, bir daha hakkımız olmayacak bir zamanı, en küçük anına kadar değerlendirmek ister gibi konuştuk.
Bir kitabevine gitmiş, sahipleriyle tanışmış, tekrar gitmiştim. Kimisi balıkçısıyla, kimisi manavıyla, kimisi terzisiyle samimi olur. Ben de belki kitabevinden insanlarla samimi olacaktım.