bilirsin ki, incil'in değil, bütün kutsal kitapların en köklü, en esaslı hakikatlerinden biri "karanlıkta parlayan ışıktır." karanlıktan varılır ışığa.
işte böyle anlarda, sözle anlatılmayan bir çaresizlik karşısında -yalnızlık, yoksulluk, bahtsızlık, her şeyin sonu bitimi- işte o anda tanrı düşüncesi doğar birdenbire kafamızda.
gerçekten sevilmeye değer şeyleri candan sevdik mi, sevgimizi önemsiz, tatsız tuzsuz ve boş şeylere harcamaktan sakındık mı, yavaş yavaş aydınlığa varır, gücümüzü pekleştiririz.
var gücümüzle gerçek, içten bir hayat yaşamaya çalıştık mı her şey yoluna girer, derin acılara, gerçek kırgınlıklara uğramak zorunda kalsak da; herhalde ağır hatalara da düşeceğiz, kötülüklerde yapacağız ama daha çok hata işlesek de cömert ve coşkun olmak cimri olmaktan, fazla tedbirli olmaktan iyidir.