Acemi kalalım istiyorum
Freud özetliyor : "Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana tecrübeli denir."
Duygu ve Düşünce
Sigmund Freud
Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa, orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır ..
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Freud şöyle der; 'İfade edilmemiş duygular asla ölmez. Canlı canlı gömülürler ve daha sonra daha kötü şekillerde ortaya çıkarlar.'İnsan bazı şeyleri susturduğunda, onlardan kurtulduğunu sanır. Konuşmaz. İçine atar. Zamanla geçmesini bekler.Ama bastırılan hiçbir duygu gerçekten kaybolmaz.İçeride sessizce büyür. Tam da bu noktada, insanın kendi içine gömdüğü o karanlığın bir gün nasıl kaçınılmaz bir hesaplaşmaya dönüşeceğini Carl Gustav Jung şu sarsıcı sözlerle fısıldar: "Karanlığı hayal ederek hiçbir zaman aydınlanamayız; aydınlanma ancak karanlığın farkına varılarak, yani onunla yüzleşilerek gerçekleştirilebilir. Bilincin farkına varmadığı her şey, dışarıda bir kader olarak karşımıza çıkar." Ve bir gün insan, kendinden uzaklaştığını düşünürken, yıllardır kaçtığı şeye dönüştügünü fark eder. Çünkü insan bazen karanlığını yok edemez, sadece üstünü örter. Üstü örtülen her gölge ise, gün gelir insanı kendi hayatının yabancısı yapar."
Alıntı
ŞAHIS KİM? Tolstoy veresiye almıyorum şeklinde kurduğu ilk cümle öncesinde ilk kurduğu cümleyi unutana kadar her şey yolunda gidiyormuş düşüncesi işte o cümle beni benden alıyordu. Neticede Tolstoy’un ilk cümlesinin sonrasındaki cümlesini bile unutacak derecede haşat olmama sebep olmuş bir ilgiyle karşı karşıya kalmıştım. Adeta Tolstoy’un ilk cümlesinin sonucu asla benim bağlayamayacağım pek çok sonuçla hiç te öyle olmayacakmışçasına yaşadığım anlarımla dolu yıllarım gözümün önünden film şeridi gibi geçsin diye hususi kurulmuş bir mimari eserdi. Aradığımız şahıs Tolstoy olamazdı. Cuma günü düğünümüz vardı. Hayır Pazartesi. Beynin bedava olduğu enginlerde ufuk çizgisine çok ta rastlayamadığımız gerçeğiyle yüzleşmeden önce son bir ısırık aldı Adem elmasından ancak Havva’ya sadece ısırılmak ile hasar görmek hatta duymak kaldı. Galiba çok fazla hamburger sonrası çılgınlığı saptamalarıyla dolu bir grup ademoğlu ve ademkızı olarak halamızla dayımızın bulunduğu düğüne doğru adım atmak üzereydik. Şahıs mertebesine en son ama en son ama bak ulaşacak kişinin aslında ilk kişi olma ihtimalini öyle derinden yaşıyorduk ki aniden farketmemiz ile mutlu bir beraberliğin salonunda halay çekerken bulduk kendimizi ama kendimizi ama bak. Gelişigüzel gelmeyişi hiç oralı olmayan sade bir yaşam özentisiyle sosyetenin amaçsızca markalara tomarla para verip birbirine fors için cebimizi delene kadar demir parmaklarını soktuğunun yarı farkındaydık. Çünkü aynada kendine bakan yarı ölü kediler gibiydik ki bunu hiçbirimiz değil Pink Freud söylemişti. Tüm savaşların havadan helikopterle yerlere atılan beyaz A4 kağıtlarla her taraf kaplanınca askerlerin ellerindeki silahlarla dizüstü yere çöküp ağlamaya başladığında biteceği inancıyla uyukladığımız günler zaten büyümemize yetmişti. Şaşkınlığımız çok
Sözlerin sihirli bir gücü vardır. En büyük mutluluğu ya da en derin umutsuzluğu getirebilirler." — Sigmund Freud
Reik
“Anatomi yazgıdır” derdi Freud, Napolyon’un bir tümcesini değiştirerek.