Yazarın okuduğum ilk romanı. Bu roman, ilk başta tiyatro olarak yazılmış ancak kabul görmeyince yazar tiyatroyu romanlaştırmış. Okuduğum farklı bir kitaptı. İlk olarak yazarın diline alışmak pek kolay olmadı. Hala alışamamış olabilirim. Yazarı romanla tanımak istemezdim çünkü aramıza bir duvar örülmüş gibi. Onu anlayabilecek, daha doğrusu karakterleri anlayabilecek bir dönemde okumadım sanki kitabı. Bu yüzden benimseyemedim karakterleri, içeriği ve yazarı. Kitabı okurken birkaç defa uykum geldi. Sıkıldım. Ancak bu durumun romandan değil de kendimden kaynaklandığını düşünüyorum. Yazarın başka bir romanını da mutlaka okuyacağım.
Romana gelirsek, karakterler üzerinden psikolojik tahliller yapılmış. Farklı yapılarda olan karakterlerin birbirleriyle olan ilişkileri anlatılmak istenmiş. Kimi karakter yalnızlıktan kaçmaya çalışırken, kimi karakter yalnızlığı kucaklıyor. Yine de her karakter yalnızlıktan kaçamıyor.
Anlatılanlar kimi okuru derinden etkileyebilir, kimi okuru ise kayıtsız bırakabilir. Ben ne yazık ki romanı, üslubuyla, içeriğiyle ve kurgusuyla pek beğenemedim. Bunun sebebi tiyatro eserinin romanlaştırılmış olabilmesinden kaynaklanıyor olabilir. Her okura da hitap edecek bir roman olduğunu düşünmüyorum. Hitap edilen okur kitlesi kitabı çok beğenebilir. Ben onlardan biri değilim ya da o dönemde değilim.