“Sana zarar verebileceğini düşündüğün bir düşünce ya da insana karşı da esnek olmak değil sözünü ettiğim. Kendini koruma içgüdüsü ile bir şeyleri reddetmek hayatın olmazsa olmazıdır, hayatta kalmak için şarttır hatta.
Esnetilmesi gerek, ön yargılardır. Atılan naif adımlara, farklı da olsa zararsız düşüncelere ya da imkansız gibi görünen fikirlere şans vermekten bahsediyorum.
Seni geliştirecek, sana iyi gelecek bir şeyler de olmalı o kapıların ardında, o kadar kolay kapatma.”
“Hayata “olmaz” gibi kesin bir ifadeyle değil “neden olmasın” esnekliği ile bakmak bu hayattaki yerini biraz daha sağlamlaştırır insanın; arkasında bıraktığı iz daha derin olur.
Herhangi bir olay özelinde karşındakine ya da genel anlamda hayata şans vermek, daha önce görmediğin kapılar açabilir, yeni yollar sunabilir sana.
“Olmaz” diyerek kapattığın kapılarsa herkesten önce sana kapanır aslında.”
“İnsanlarla arana bariyerler kurmak yerine onlarla kucaklaşmak, kendinle kucaklaşmaktır biraz da. Olduğun halinle barışman kendi iç çatışmalarının tahribatından korur seni. Kendinle ve hayatla barışmadan ne kendini ne de hayatını onarabilirsin. Bugüne kadar yıkılan ne varsa hayatında, onları onarabildiğin kadar kazançlısın.”