"Siz..." dedim, nefesim kesilerek. "Siz çok tehlikelisiniz."
Aras Bey, hafifçe gülümsedi. Bu kez o alaycı, maskeli gülümsemesi değildi. Daha samimi, daha yakıcıydı. Başını hafifçe eğip alnını alnıma yasladı. Gözlerimi kapattım; dünya o an durdu.
"Tehlike benim orta adım doktor," diye fısıldadı. "Şimdi söyle," dedi, dudakları dudaklarıma değecek kadar yaklaştığında. "Hala o sıkıcı raporu mu düşünüyorsun, yoksa şu an burada, benimle olmayı mı?"