İrem Cemre Yazgeç

İrem Cemre Yazgeç
@frezyabooks
Bir adım daha yaklaştı adam, bu kez ters gelen cevapla ciddileşmiş gibiydi. “İşime yaramaz ama bedavadan verecek de değilim.” "Burayı tanımadığınız ne de belli; bedava demeyin, borçlu çıkarsınız sonra." Az daha elini beline dayayıp öyle konuşacaktı ki kendini zor tuttu Hasret. Fazla cazgırlaşmaya gerek yoktu. Baltasını alıp gidecekti sadece. Sonra gecelere kadar adamın sesini, dediklerini ve bakışlarını düşünecekti. Aksi gibi bir adım daha yaklaştı adam, aralarındaki tüm yabancılığı kaldırdı hitabıyla. "Sana borçlanacaksam o da olur."
Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Ya Hamza," diye yarı gülüşle adamın göğsüne vurdu Hasret, onun tüm dünya yansa yine üzerinden çekilmeyen o şehvetli bakışlarını izledi dudağını ısırarak. "Söyle gülüm." Omuz silkti Hasret, Hamza'nın eli hâlâ belinde dolaşıyordu. "Çok hoşuma gidiyorsun."
Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Güldü Hamza yine, bu kez yakınında durduğundan Hasret'in canı çekti, öptü dudağını köşesi falan demeden. "Kimse ayıramaz bizi, değil mi Hamza?" "Kimse ayıramaz bizi, Hasret. Hiç kimse."
Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Her zamankinden daha özenliydi; akşamdan beri kırışmamış gömleği, iki üç açık düğmesi, saçı, sakalı, bakışı, güzel gözleri, tek kötü laf duymadığı dili, Hasret'in kuru topraklarında görülmemiş çiçekler açtıran sevgisi, şefkati... En çok da sabrı. Hasret'in dikenlerine katlanan, zehri bol laflarını dinleyen, yüz çevirişlerini yutan sabrı. Belki de tüm bunların altındaki Hasret'i görüp ondan vazgeçmeyen Hamza'nın sabrı. "İyi katlandın bana, biliyor musun?" dedi Hamza'nın gözlerine bakarken, bir parça çekingenlik de vardı hâlinde. "İçimden hep diyordum ki ben bu adamı itiyorum ama giderse arkasından oturur ağlarım."
Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Parmağının tersiyle Hasret'in alnına dökülen kırmızı oyalara dokundu. "İmtihanımı verdim, yüzüğünü taktım." Güldü Hasret. Ne dese, nasıl dese, bilemedi. İçinden ağlamak geldi biraz ama bu mutlu güne yakışmazdı. Gülümsedi gözleri hafif dolmuşken, elini kaldırıp kırmızı kurdeleli yüzüğünü gösterdi Hamza'ya. "Ben de taktım." Adamın elini tutup yüzüğüne yakın bir yerden öpmesiyle tutundu göğsüne, gülmeye çalışarak şakaya vurdu işi. "Ben seni görünce demiştim ama. Kesin aklımı çelecek, ben de buna varacağım, dedim."
Ephesus Yayınları·Kitabı okudu