Burada korkunç olan ne biliyor musunuz: Ben ölmüşüm, yol kıyısındaki at leşi gibi bütün dişlerim ortada, sırıtıyorum, üç yaşından beri kendini tanımaya başlamış olan ben, artık yokum; ama dünya, hiçbir şey olmamış gibi kendi düzeninde var olmaya devam ediyor? Beni korkutan şey bu. Bunu anlayabilmem zor. Ayrıca bu, doğru da değil. Madem ben öldüm, her şey tepetaklak olmalı.
Daha sonra ölmesi için birini doğurmak, bin bir eziyetle yetiştirmek, sonra da toprağa vermek. Sonra yeniden başlaması aynı sıkıntıların, aynı kaygıların.
- Siz, peki... Dünya'yı neden terk ettiniz diye sordu.
- O öldü... Sevdiğim kadın yani, -dedi Los. - Hayatım karabasana döndü. Kendi kendi kendimle kalakaldım. Tek başıma. Ne umutsuzlukla baş edebilecek gücüm ne de yaşama isteğim vardı. Dünya'da yaşamak için çok cesur olmak gerek.