s.

Otuz sekiz yaşındayım, üstelik yorgunum da ama bu yorgunluk otuz sekiz yılın ortaya çıkaracağı bir yorgunluk olamaz! Yorgunluk diye adlandırmak doğru değil belki ama rahat değilim, korkuyorum. Düşenlerle böbürlenen bir dünyada yaşıyoruz. Atamıyorum adımımı, ürküyorum, onun için yere basamıyorum. Evet, belki de yorgun değilim, korkağım yalnızca. Beni altüst edecek bir serüvenin ardından gelecek o büyük yorgunluktan korkuyorum. Korkunç bir yorgunluk olur bu... Ancak akıl hastanesinde dinlenebilir insan; gözünü sabahtan akşama kadar bir yere dikip oturarak...
Sayfa 59·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Ateşten örülmüş uzun alevlerdir sevgilim, dolaşır yeryüzünü, sarar beni. Ama sardıklarını değil, görmesini bilenleri sürükler ardından..."
Sayfa 59·Kitabı okudu
Bu çocukluktaki inançlar, gün geçtikçe yerleşir içimize, bizi körü körüne ağırbaşlı ve korkak biri yapar.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Gelgelelim, şaka ile ciddi olanı ayırt etmek pek de zor değildir. Ama hayatlarını yalnızca buna göre düzenleyenlerde durum biraz güçleşir. Gözler mikroskop gibi görmeye başlar, bu duruma gelince de artık kurtuluş yoktur.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Düşler sona ermedikçe kişi uyanmaz uykusundan, sımsıkı tutar düşler bizi, istesek de uyanmayız; işte birazcık uyuyabilmemi bu düşe borçluyum.
Sayfa 51·Kitabı okudu