Bir insan dilediği ve dua ettigi şey değil, adil olarak kazandığı şeydir. Dilek ve duaları ancak düşünce ve eylemleriyle uyum sağladığında tatmin olur ve cevap bulur.
Bir insan düşkünler evine ya da hapishaneye kaderin ya da koşulların zorbalığıyla değil alçak düşüncelerin ve aşağılık arzularn yoluyla gelir.
Aynı şekilde , temiz kalpli bir insan, herhangi bir dış gücün baskısıyla birdenbire suça düsmez; suç düsüncesi uzun zamandır kalpte gizlice beslenmistir ve fırsat saatinde topladığı gücü ortaya çıkar.
Zihne ekilen veya düşmesine ve orada kök salmasına izin verilen her düşünce tohumu, er ya da geç eyleme geçerek çiçek açar ve kendi fırsat ve koşullarının meyvelerini taşır.
İyi düsünceler iyi meyve, kötü düşünceler ise kötü meyve verir.
İnsan, kendisini dış koşulların varlığı olarak düşündüğü sürece, koşulların etkisi altında kalır.
Dış koşulların ancak yaratıcı bir güç olduğunu ve koşulların içinden çıktığını varlığının gizli toprağına ve tohumlarına hükmedebileceğini anladığında, kendisinin gerçek efendisi olur.