rory

rory
@fromstarshalloww
cebimde geceden yıldızlarla
Akşamdı adı bahar mı gül mü güz mü ilk görüşte gülmeye başlamıştı biraz dalgın sesi titrek selam vermemiştim oysa belkide kırdım istemeyerek hızlı hızlı yürüyordu kaşını almış dudağını boyamıştı yüzü sonbahar hüznü güneşe benziyordu gülüşü birden bire geldi beklemiyordum keskin bir bıçak gibi saplandı aklıma hep böyle cana yakın mı bakar acaba? Akşamdı uzak bir deniz kenarında oturmuş efkar yakıyordum karanlık tutmuştu yolları kimbilir kimin boynundaydı kolları gecelerdir kötümserdim sakallarımı uzatmış durup durup uzakları dinlemiştim belki de bir zehirli göz tarafından zehirlenmiştim telefonu geldi aniden dilinde kelimeler bişeyler söylüyordu dilinde kelimeler silerek bilmeyerek bişeyler söylüyordu gülerek yaz geçti kış geçti benden bir bahar geçti ben bahardan geçmedim Akşamdı Uyanıktım yatağımda oturuyordum İstanbul mışıl mışıl uyuyordu. Şimdi ne yapıyordu ne yemiş ne içmişti nerede dans etmişti gözleri dolu muydu yoksa düşleri dolu muydu neyse neyse bunları düşünmek istemiyordum kanıma girmişti bir kere sanki başı göğsümde eli elimdeydi yaşamak sevmekten geçer diyerek belkide sevdim isteyerek.... Sabahtı O yoktu ben yıkılıp gitmiştim bir daha ne zaman nerede ne olacağımızı ikimizde bilmiyorduk. Belki yeni başlayacaktık belki hiç başlamayacaktık belki de başlayıp bitirmiştik Belkide Belki de... | Nazım Hikmet Ran
Şiir
Reklam
Artık ben de sıkıldım güçlü görünmekten. İçim düğüm düğümken başka düğümleri çözmekten. Herkese yetişmekten ama hep kendime geç kalmaktan. Eskiden olsa bir şekilde yakasından tutardım hayatın. Ama şimdi tutunduğum her hayat elimde kalıyor. Ya benim gücüm tükenmiş ya da hayatın karşıma çıkardığı yürekler çok acımasız. Haketmeyenler en konforlu kalplerde sefalarını sürerken ; Nedense ben hep iyi halden tahliye ediliyorum yüreklerden. | Nazım Hikmet Ran
Şiir
"Ruhu çok ağrıyordu, her zaman gülüyor olmuş olsa bile."
Nazım Hikmet bir gün Vera'ya şöyle seslenir; “Denize karşı bir bankta omzuna başımı yaslayıp sesinden şiirler dinlemek gibi çocukça isteklerim oldu, bağışla.”
Küstürmeyin insanları hayata. Sonra her şeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan her şeyden. Bir odada yalnızlığı; bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı, nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar. Küstürmeyin işte bazı insanları. | Nazım Hikmet Ran
Reklam