Şimdi nereye kaçacaksın, nereye kaçacaksın?
Kalbin, seni içinden dışarı atmakta, kalbin peşinden gelmektedir senin, ve sen âdeta kendinden dışardasın, geri dönmen kabil de değil.
Bütün kayıp korkular yeniden karşımda.
Yorgan kenarından çıkmış küçük bir yün ipliğinin sert ve bir çelik iğne gibi sivri olduğu korkusu, geceliğimdeki şu ufacık düğmenin başımdan büyük ve ağır olduğu korkusu; şimdi yatağımdan düşen şu ekmek kırıntısının yerde cam gibi kırılacağı korkusu ve böylece her şeyin ebediyen parçalanacağı telaşı; açılmış bir mektup zarfının yırtık kenarı, kimsenin görmemesi gereken gizli bir şeydir; o kadar kıymetlidir ki odanın neresinde saklanırsa saklansın emniyette olamaz korkusu; uyursam sobanın önündeki bir kömür parçasını yutarım korkusu; rasgele bir sayının kafamda boş yer bırakmayacak şekilde büyümeye başlayacağı korkusu; bağırabilirim, kapıma üşüşürler derken kapıyı kırarlar korkusu; kendimi açığa vururum da korktuğum şeylerin hepsini söylerim korkusu ve hepsi de söylenmeyecek şeyler olduğu için hiç bir şey söyleyemem korkusu ve öbür korkular...
Dünyanın geçirdiği deneylerin sonuncusu olan bu dönem hepsinde, bütün erkeklerin, kadınların yüreğinde bir gözyaşı kuyusu açmıştı. Gözyaşları ve hüzün.