Hind uygarlığında kadın müstakil bir varlık olarak görülmez; ancak babası, eşi ya da oğluyla birlikte "insan" kabul edilirdi. Eşi ölen bir kadının hayatı hükmen bitmiş sayılırdı. Cenaze günü bir odun yığını üzerine çıkarılarak yakılırdı kadın. Hint uygarlığının bu aybı XVII. asra kadar devam etti.
Çocuğun bir nimet olduğunu fark etmek, çocuk terbiyesinin önemli bir ayağını oluşturur. Çünkü nimet olana verilen değer, beraberinde pek çok doğru davranışı da getirecektir.
"Kendi düşen ağlamaz", "Erkek adam ağlar mı", "Kız gibi ağlama" gibi pek çok yanlış bilinçaltı kodu, ne yazık ki, secdeleri gözyaşıyla ıslanmayan bir yetişkinlik dünyasına kapı aralamaktadır.