“Gül Hanım,
Duvarları sildim,
Perdeleri yıkadım.
Etrafa çeki düzen de verdim.
Misal tozları su hazırlayarak aldım,
Özenle yıkadım balkonları,
Seveceğin romanlar aldım eve,
Olur da sıkılır, söyleyemezsin diye.
Odanı özenle döşedim
Makyaj masana kremler koydum,
Aynana bir fotoğraf sıkıştırdım,
Odan kayısı ağaçlarına bakıyor mesela,
Bir gelsen bakır sahanlarda yumurta kıracağım sana.
Ah bir gelsen Gül Hanım…
Parmaklarınla tıkasan ruhumun boşluklarını,
Dilinle açtığın o delikleri bir bir kapasan,
Ne bileyim eşek figürleri falan çizsen yaralarıma.
İlaç kullanmasam artık,
Rabbin verip senin yonttuğun duyguları serbest yaşasam,
Eskisi gibi şiirler okusam mesela,
Boyasam,
Sevebilsem seni,
Seni sevmeye bahaneler aramasam mesela,
Sen benim için bahane ve tercihlerden uzak olsan,
Senin olduğun odaya çiçek koymaktan kaçmasam mesela,
Sigaranın dumanı kurutmasa küpelilerimi
Elin toprağı beslerken, dilin kurutmasa,
Yüreğin beni öperken gözün sövmese,
Kabullensen mesela babamı gül hanım,
Bazı şeyleri kabullensen nihayetinde.”