Herkese selam,
Üçüncü inceleme yazım tabi ki de bu kitap olmalıydı..yıllarca sabırla beklediğim bir 'son sayfa'satırlarına bu kitapta kavuştum. Serinin 12. Kitabını bir yıl bekleyip okuyup bitirmiş olmam içimde kocaman bir boşluk hissi bıraktı malesef..Eminim herkesin çok sevdiği bir kitap karakteri vardır benim ki Josh Derwent.. Gerçek olmayacak kadar inanılmaz bir karakter,anca kitaplarda göreceğimiz türden.. Yazarın da son sayfa notunu dikkate alarak kitap konusu hakkında fazla uzatmadan şunu yazmak istiyorum,mükemmel ve kusursuz bir polisiye türüyle yine harika bir iş çıkarmış Jane Hanım
Ev sahibi misafiri severse :
Safa geldin misafirim,geç otur sadr-ı âlâya
Yüzün gördüm ruşen oldum,çok şükür Mevlaya
Şayet sevmez ise:
Safa geldin misafirim, bane küçük yerde yok,
Sana bir helva başardım, un degirmende bal da yok,demişler.
Kelimeler ne kadar lügatli degil mi?Sadr-ı âlâ baş köşe ,Ruşen de aydınlık demektir. Tabii eskiden günah olur diye dedikodu yapmazlar, bir araya gelindiğinde bol bol hikayeler anlatılır, uygun beyitler söylenirdi.
Günde on iki saat birbirini görüp yine de birbirine "hanım", "bey" demeleri samimiyetsiz geliyordu bana. Hitapsız bir konuşmayı tercih ediyordum. İşimi çok sevmem ve iyi yapmam koruyordu beni, bunun farkındaydım...
Evin mutfak bölümü nasıldı? (1930 lar)
… Bahçedeki kuyunun suyu acı olduğu için temizlikte, sarnıç suyu ise yezlerde kullanılırdı. Büyük evlerin hepsinde sarnıç olurdu. Evin damında kiremitlerin etrafında saçaklardan aşağıya bir boru iner, sarnıcı doldurur. Yazın ise sarnıç kapalıdır. Ne zaman ki sıcaklar biter, sonbahar gelip yağmurlar yağmaya başlayınca bir iki yağmur saçakların yıkanması için boşa akıtılır, sonra saçaklar açılır, yağmur suyu o borulardan sarnıca inerdi. İki üç senede bir ilkbahara doğru sarnıç suyu azalır, kalanlar da boşaltılıp içine girilir ve temizlenirdi.
Bahçelerde kuyu, her kuyunun da çıkrığı olur, buradan döndüre döndüre su çıkartılırdı. Bir de yaz aylarında kuyuya sepetle peynir, karpuz yahut bozulacak yemek, et sallandırılır, buzdolabı gibi kullanılırdı. Mutfakta yere gömülü iki büyük küp vardı ve biri içme suyu, diğeri temizlik için kullanılırdı. Ayrıca küçük iskemleye oturarak abdest alınır…