Ben de pek sevmem ama hayat...
Ben vedaları sevmem albayım. Hiç gitmesin insanlar. Hele gelmemek üzere giderlerse, çok üzülürüm albayım, dayanamam. Gelmemek üzere gidenler çok sevdiklerim olur genelde. Bi de bir hikaye bırakır ki geride, noksanlığın daniskası içinde. Ölse, öldü dersin, ama ölmez onlar. Ölmesinler de. Ölürlerse bi kere daha üzülürüm. Çünkü koklayamazlar bir daha çiçek. Yazık olur. Gönlüm geniş ama odalara yerleşecek insanlar yok ki albayım. Ben, bi şey yapmadım. Şimdi diyeceksin, yapmadın tabi ulan gül cemaline mi gelsinler, sanki cemalim çok gül de. Ne yapmalıydım albayım. Sevgi, yetmiyormuş her şeye. Hikmet'le çok konuştuk. Bilge'ydi, Sevgi'ydi çok anlattı bana da, tek sen misin sanki albayım iki kelam edilecek. Çok ileri gittim albayım, affet beni. Hikmet'e benziyorum gittikçe, ruhu şad olsun. Sevgi’yi her anlatışında Hikmet, sevgilerimi düşündüm albayım. -Düşün düşün bi bok olduğu yok bırak gitsin. Sağ ol, teşekkürler.- Sevgiler, peyda olacak enkazlardan kurtulmak için mi var, yoksa enkazın müsebbibi mi onlar, tavuk mu yumurtadan çıktı yumurta mı tavuktan albayım. Konumuza dönecek olursak albayım, konunun ne kadar sıradan olduğunu görürüz. Bi Umut Sarıkaya var albayım, hepimiz aynı insanız ve o kadar çoğuz ki diyor. Konu sıradan olduğu için bu kadar konuşuyoruz. Hepimiz aynı insanız ve aynı şeyi yaşıyoruz. Belki de sıradan olmasına rağmen bu kadar acıtmasına içerliyoruz, bi de olağanüstü bi olay olsa, sıçtın diyor beynimiz. Beynimizin işi gücü yok bize laf yetiştiriyor albayım. Hayallerden uyandırıyor. Gerçekler var! Başkalarının uygulamaya çalıştığı tatsız ölçütler, gerçekler... Gerçekle her karşı karşıya gelişimde, onu ilk defa görmüş gibi yapıyorum albayım, tanımazlıktan geliyorum. Tanımamazlıktan gelirsem tanırım çünkü. Bugün yakama yapıştı, gerizekalı dedi, anla artık.
Hayata Dair
Kabirdeki misk kokusu Bağların ikisi de yemişlerini verip hiçbir ürünü eksik bırakmamışlardı. İki bağın arasından bir de ırmak akıtmıştık. Kehf suresi Melek kız o mardinde geçirdiği bir haftalık gezisini şöyle anlatır Sabiha hanım traktörcü ilyas amcanın eşiydi ilk önce beni ayten hanımın kabrine götürdüler kabirden sanki bir misk kokusu geliyordu Ayten hanım öğretmenlik yapmış bir tepenin eteğine kurulu savurda çocuklara taş bir evin içinde efelek bebelek tertemiz bir melek diyerek tarif çocuklara hafızlık dersi vermişti iyi bir ilim insanıda olsa o Mardinin abbara adı verilen daracık sokaklarında kimizaman küçük eşşeği ile birlikte çok çekmemişti siz farkında olmasanız insanlar bir ağaç misalidir kızım dedi ilyas amca önce kesilirler sonra biçilirler en son boy verirler eğer ki kızım sen pencerenin perdesini aralar kapını Allaha açarsan istikamet üzere yaşar en yüksek kökü en sağlam bir ağaç misali dallarını göğe yükseltirsin O esnada sabiha kadın ilyas amcaya seslendi nimetler hazır sofraya geçildi yokmudur dua eden istesinler vereyim diyen Cenabı Hak sofrayı nimetlerle donatmış insana sadece ikram edip paylaşmak kalmıştı neler yoktuki sofrada tadına doyamayacağınız hamur işleri ayten hanımın kendi elleri ile dikip giderken ilyas amcalara emanet ettiği en leziz meyveler Allah Teala hiç bir ürünü eksik bırakmamış nimetlerini akıtmıştı
Duygu ve Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Vatanım Sensin
İyiki izlemişim hiç pişman Değilim. Tevfik Leo❤️Küçük hanım Hilal Yunan Askeri ve Türk Müslüman bir kızın hikayesi vatan uğrunda canını koyan Türk kızın çabaları ve sonunda aşka dönüşen bir hikaye . ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ “Bir sarılış kadar sade, Bir dua kadar derin, Bir bakışta saklı cennet, Bir sessizlikte gizli sevda.” ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Bir sarılış kadar sessiz, Bir vatan kadar kutsal, Sen düşman değil, kaderdin, Ben esir değil, sevdalı. Gözlerinle sustu savaş, Kalbimle yazıldı tarih, Bir milletin duasında İki kalp buldu barış.
Roman
Yağmur yağıyor Ömür hanım...gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına...Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından? Şükrü Erbaş
Alıntı
Es Selam Aleyküm ve Rahmetullah
Kalpsiz Hanım Kalpsiz Hanım Allah var gam yok El-Bâis Ölüleri dirilten, Peygamber gönderen demektir. Allah Teâlâ, öldükten sonra diriltendir. İnsanlar ölüp toprak olduktan sonra onları diriltecek, kabirlerinden çıkaracak, mahşerde toplayacak, çok ayrıntılı bir şekilde hesaba çekecektir. El-Mecîd Şânı büyük, yüksek; lütuf ve ikrâmı bol demektir. Allah Teâlâ, her türlü eksikliklerden yücedir. Şânı büyüktür. Lütuf ve keremi çoktur. Her türlü övgüye lâyıktır. Affı, ihsânı, rahmeti ve yardımı sonsuzdur. Nimetleri saymakla bitmez. El-Vedûd Çok seven ve çok sevilen; sevilmeye lâyık olan demektir. Allah Teâlâ, sâlih kullarını sever, sâlih kulları da Allah’ı sever. Sâlih kullarından râzıdır. Allah yaratılmış bütün varlıkların hayrını ister. El-Hakîm Hikmet sahibi demektir. Allah Teâlâ, yaptığı her şeyi yerli yerince, eksiksiz ve tam yapar. En üstün bir ilim sahibidir ve yaptığı her şey mutlaka bir hikmete mebnîdir; hikmetsiz asla iş yapmaz. Allah Teâlâ,Bütün emirleri insanların yararına olduğu gibi bütün yasakları da insanların zararınadır. El-Vâsî İlmi ve merhameti her şeyi kuşatan demektir. Allah Teâlâ, kullarına bolca ihsân eden, rızıklarını genişletendir. Allah ilim, lütuf ve ihsânı ile her şeyi kuşatmıştır. Nimetlerinin bir kısmı fayda sağlayan türden, diğer bir kısmı da zararları gideren türdendir. El-Mücîb
Din

Kalpsiz Hanım

@Kalpsz_hanm
·
El-Hayy Diri, canlı olan; ölmek şânından olmayan demektir. Allah Teâlâ, bütün hayatların kaynağıdır. Hep diridir. Allah’ın hayy (diri) oluşu, yaratılmış varlıklarda olduğu gibi organik bir canlılık değildir. Hiç bir şeyden gâfil olmayan, hata yapmayan, kâinâtta kendisinden hiç bir şey gizli olmayan demektir.
Ayten hanımın hikâyesi Kabartmalı Yüksek tavanları oymalı pencereleri dut ağacından kapıları yüksek duvarlı konaklar kökleri derinlere giden aileler Hz Muhammede dayanan seçereler bu Mardinin bir minyatürü Atlas sayı 135 Haziran 2004 Ayten hanım mardinin sultan hanımıydı dedi hikayeyi anlatan traktörcü ilyas onun hikayesini anlat ki duysunlar dedi gazeteci genç ajans melek yüzgüzele Melek hanım bu hikayeyi bir misal olarak insanlara anlatınki bir kadının isterse neler başarabileceğini duysunlar peki ilyas amca hikâyemize nereden başlamak istersin diye sordu melek yüzgüzel İlyas amca 60 larına gelmiş mardinin sayılı insanlarında içi temiz torun tonbalak sahibi ak saçlı bir insandı ve şöyle diyordu ayten hanım için o ne taş konaklarda doğdu ne de saraylarda Fakat şu ibretlik dediğimiz toprakta sultanlara yaraşır bir hayat sürdü bak dedi melek kızım bu hikaye istenince sen toprağa sadık yar olunca sana nasıl bereketlerini ikram ettiğinin hikayesidir Küçük recep traktörcü ilyasın torunuydu buyurun kendi mahsulümüz dut suyu Mardin dutlukları üzüm bahçeleri ile ünlü idi süryaniler burada üzümden şarap yapardı süryani şarabıda meşhurdu Ayten hanım öyle yüksek tavanlı köşklerde yaşamasada küçük bir üzüm bağı vardı kendi konağını amelleri ile inşa etti üzüm bağı çoraktı küçük bir fidan ekti bir de küçük bir sıpası vardı beraber büyüdüler Mardinde güzel isim bıraktılar
1000Kitap