10/10
·288 syf.··
2026 2. kitabı
Spoiler içerebilir Öncelikle bu yazarın kitabını ilk defa okuyorum. Kitaba ilk önyargıyla yaklaştım ama kitap bana göre fazlasıyla güzeldi. Yazar akıcı ve yalın bir dil kullanmış. Dini kitaplar genellikle zor ve sıkıcı olur. Ama bu kitap tam tersiydi. Önyargılı olma sebebim de buydu aslında benim. Kitabın konusu; seküler bir yaşam tarzı olan baş karakterin zamanla kendi dininin farkına varmasıdır aslında. Hazal karakterimiz fazlasıyla inatçı dediğim dedik ve nazlı, kıskanç bir karakterdir. Haluk ise kimsenin ne dediğini takmayan, çok güzel bir kalbi ve sevdiği kadına değer veren bir karakterdir. ( Hazal ve Haluk evliler). Hazal bu konuda çok şanslı bence. Haluk gibi biriyle evli olduğu için. Günümüzde öyle erkekler bulmak zordur. Günümüzde ki erkeklerin özeti de Hakandır. Kitaptaki en nefret ettiğim karakter Hakan olabilir. Hakan hakkında daha fazla bir şey yazmayacağım ama kitabı okuyunca beni anlayacaksınızdır. Belgüzar Boztepe ve annesi edebiyat hocası Gülistan Boztepe. Yıllar önce lisede Haluk ve hazalla aynı okuldalarmış ve edebiyat yarısı yapıyorlarmış. Belgüzar bu yarısı devam ettirip cok tanınan bi yazar olmuş. Belgüzar çok tatlı bi kadındı yani ben öyle hissettim. Hazal Belgüzar'ı bence bazı bölümler de çok gereksiz kıskandı. Belgüzar dan bahsetmek istiyorum size. İlahiyat fakültesinde kelam bölümünü okumaktadır. Dinine çok bağlı ve tesettürlüdür. Çok güzel bir kalbin var ve Hazal'ın ona söyledikleri cümlelere rağmen o hâlâ Hazal için güzel dileklerde bulunuyordu. Bu arada Hazal Belgüzar'a çok ayıp etti. Keşke düğününe çağırsaydı ama neyseki sonda hatasını anlayıp özür bile dilemesi yaptığı her seyi unutturdu. Neyse ben çok uzattım sanırım. Konudan da sapmış olabilirim. Kitabın sonraları çok aceleye gelmiş gibi hissettim. Haluk'un annesi Derya Hanım eşi Harun
Düşünce
Ezan SesiAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 2025202 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 18:58
Zavallı insanlık kendi bağrına hançerlemek cinnetine bir tedavi serumu bulamayacak mı? Sevgili arkadaşlar bu akşam size #HüseyinRahmiGürpınar kaleminden #kesikbas abla romanı ile geldim.. Bu kitap yazarın kurgusu kapsamı ve konusu itibarıyla tek polisiye romanı. Kesik baş önce İstanbul'un Seçkin gazetelerinden iktdam'da tefrika halinde yayınlanır kitap olarak ilk basımı ise 21 yıl sonra 1942 yılında Hilmi Kitabevi tarafından dönemin ihtiyaçlarına göre sadeleştirilmiş olarak kullanılır.. Gelelim kitaba Kitap nasıl başlıyor Nafiz efendi yoksulluk çeken kaynanası Refika hanım ile geçimsizlik yaşayan ve teselli içki de arayan bir adamdır bir akşam meyhane kapandıktan sonra sarhoş bir halde yolu düşer ve kaynanasının öfkesini dindirmek için pazardan devasa bir lahana alır. Lahanayı taşımakta zorlanan nafiziğin etrafının mahalle çocukları Sarar ve onunla Aliye derler Nafiz efendi karanlık ve susuz bir kuyuya düşer. Olay yerine polisler gelir ve kurtulması için kuyuya bir ip sarkıtır Nafiz efendi kendi lahanası zannettiği Bir nesneyi bağlayarak yukarı çekilmesini sağlar yukarı çekilen bohça açıldığında içinden kesilmiş insan kafası çıkar.. Soruşturmayı deneyimli ve uzman zabıta memurları Remzi ve Seydi efendiler devralır kesit başı incelemek için morga götürülür.. başka bir semtte kesik kol ve bacaklar bulunur bulunan bir parmağın üzerinde 22 Şubat 1923 tarihli ve isimlerinin yazılı olduğu bir alyans vardır Bence efendi gazetelere verdiği kayıp ilanla yaşlıca bir kadın yanıt verir kadın bulunan yüzüğü teşhis eder fakat kocasının ticaret ve tedavi amacıyla Paris'e gittiğini söyler. Feride hanım kesik başı teşhis eder ve kocasına benzediğini söyler Ayrıca takma dişinin olmadığını söyler.. ama şart treni ile İstanbul'a gelen bir yolcuyu gizlice takip eden görevler polis
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025562 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·112 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:19
Bu kitap zaten rafta okunmayı bekliyordu bir süredir. Geçen sene okuduğum Fatma Aliye: Uzak Ülke kitabından sonra hiç tanımadığımız bu yazara karşı inanılmaz sempati duymaya başlamıştım. Ama bu kadar hızlı okuyup bitirmemin nedeni; yine uzak ülkenin de yazarı olan Fatma Barbarosoğlu nun Yeni Hayatın Yeni Kadınları kitabında Fatma aliyeden ve bu kitabından sıkça bahsetmesi… Onurlu ve dik duruşlu kendi ayakları üzerinde duran kadınları yazan Fatma aliye kendisi gibi aileden güzel yetişmiş ve bilgili olan bedia karakterini kısa ama öz bir biyografi şeklinde anlatıyor. Zor durumda kaldığı ve yalnız kaldığı zamanlarında nasıl davrandığını, yeteneklerini aslında hiç istemese de nasıl ekmek teknesine çevirdiğini çok hoş bir Türkçe ile anlatıyor… Fatma aliye ne yazık ki tanınmayan ve bilinmeyen bir değerimiz ilk kadın romancımız ve ilk mütercim yazarımız.. daha çok okunması ve tanınması umuduyla.. tavsiye ederim İyi okumalar
UdiFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,187 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 54. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Şahika Giray hayatını anlatacağı bir röportaj için Isparta'ya gitmek Karen için yeni bir başlangıç olacaktır. Genç ve güzel bir kadın olan Karen'in yaralı yüreğini hemen tanır alzheimer hastası Şahika hanım ve aralarında güçlü bir bağ kurulur. 2 yıl önce bir davette karşılaşan iki kadını, kesişen yolları, geçmişinin tüm defterlerini Karen'e açması ve derin yaraların izleri artık ortaya çıkmaktadır. Aral Şahika'nın vasisidir, aralarındaki gizemli bağ, Karen ile aralarındaki çekim ile bu zarif adam aşık olunmayacak gibi değildir. Karen'e teslim edilen günlükler geçmişin sırlarını, acılarını tek tek gün yüzüne çıkarıyor. Aral'ın Şahika ile bağı itirafı zorlaştırsa da okunan günlükler ile genç Şahika'nın özlemleri, acıları güzel kalbini tek tek anlatıyor. Ve onu çok seven eşi Sina beyin hayatına girişini. Yazardan okuduğum ilk kitap ve Türk filmi tadında, akıcı dili mekanları yaşatır hisle yazılmıştı. İnşallah diğer kitaplarını okumak kısmet olur. Çocukluğun yaraları, fırsatçı insanlar, sevgiyle iyleşme, güzel bir kalp yani her duyguya yer veren güzel bir kitap. Akıp giden sayfalar ile hızlı okunan kitabı türü sevenlere tavsiye ederim. Beni ikna etmenin mutlu etmek kadar kolay olduğunu söylerdi hep. Haklıydı. Çok kıymetli fakat işe yaramaz bir biblo gibiydim. Kaybetme korkusu bildim bileli benimleydi ve babamın ölümünden sonra kaybedecek kimsem kalmayınca yalnızlık korkusuyla yer değiştirmişti.
ŞahikaFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 202584 okunma
Puan vermedi·138 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:08
Refet, çocukluktan itibaren kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan fakir bir kızın öğretmen olmasını anlatıyor. Annesi ile çektiği çileler, akrabaların hor görmesi, yalnızlık derken bizim kız hem gururlu hem inatçı tavrıyla okuyarak başarıya ulaşıyor. (Açıkçası bana biraz Yeşilçam filmlerini anımsattı.) Bu arada Refet, Türk edebiyatında yer alan ilk kadın öğretmen başkarakterdir. Fatma Aliye, yazarlığının yanı sıra kadın hakları savunucusu olarak da tanınıyor. Kadınların eğitim alması ve toplumsal hayatta aktif rol oynaması gerektiğini savunup, bu düşüncelerini eserlerine de yansıtmış. Ben Fatma Aliye'nin güçlü kadın karakterler yazmasını seviyorum. Udi'yi okurken de, Refet'i okurken de o kimseye boyun eğmeyen, gururlu karakterlerini keyif alarak okudum. :)
RefetFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,3bin okunma
KEŞKE BİR ERKEK EVLADIM OLSAYDI…
7/10
·56 syf.··
2026 11. kitabı
“ KEŞKE BİR ERKEK EVLADIM OLSAYDI DA, ÜZERİME KUMA GETİRİLMESEYDİ “ Zübeyde hanımla kitabını tanıtırken tanışma şansımız oldu. Urfa’nın Akçakale ilçesinde yaşanmış gerçek bir yaşam öyküsü… Bir kahve molasında bitecek ama yüreğinizin sızısı bitmeyecek. Hayat herkese eşit şanslar sunmuyor maalesef, Zübeyde hanım da şansın sonradan güldüğü kadınlarımızdan biri. 14 yaşındayken yazdığı öyküyü şimdilerde basabilme şansı olmuş. Tavsiye ederim
Bir Ömrün Sessiz Çığlığı: SalihaZübeyde Işıkakdoğan · Eora Yayınları · 20262 okunma