Hislerinde daima ölçülü, en çılgın anlarında bile kendine hakim olmayı bilen, sık sık iradesini kullanmaktan zevk ve gurur duyan bir insandı. Kendinde bulunmayan coşkunluğun, şiddetin, ani ve kuvvetli heyecanların Ömer’de çok olarak mevcut oluşu, ona daha ziyade bağlanmasına sebep oluyor fakat kendisinde olup da Ömer’de bulunmayan vasıfların noksanlığını da hissediyordu.
Kocasının bu bir anlık arzuları ve onlara mukavemet edemeyişi, daha doğrusu iradesini kullanmayı asla bilmemesi bazen daha can sıkıcı vaziyetler doğuruyordu.
Anlıyor musun? Bu fena bir hareket değildir… Çünkü kendi şahsi menfaatimiz için yapmıyoruz… Bunu adi soygunculukla karıştıracak kadar sersem değilsin herhalde… Unutma ki biz yüksek bir gaye için vasıta bulmaya çalışıyoruz, kendi adi ihtiyaçlarımız için mendil, çorap almıyoruz!