Mü'minlerin annesi Ummü'l-Hakem Zeyneb Binti Cahş (ra) anlattğına göre, Nebi (sav), korkudan titreyerek onun yanına girdi ve:
"Allah'dan başka İlah yoktur. Yaklaşan şerden dolayı vay Arabın haline! Bugün Ye'cûc ve Me'cûc'un seddinden şu kadar yer açıldı" buyurdu ve baş parmağı ile şehadet parmağını birleştirerek halka yaptı. Bunun üzerine ben:
- Ey Allah'ın Resûlü! İçimizde iyiler de olduğu halde helâk olur muyuz, dedim? Resûl-i Ekrem (sav):
- "Kötülük ve günahlar çoğaldığı vakit, evet" buyurdu.
“Kim Allah yolunda cihada gidecek bir gaziyi techiz eder, cihat için gerekli olan ihtiyaçlarını karşılarsa, âdeta cihaza gitmiş gibi sevap kazanır. Cihada giden gazinin arkada bıraktığı ailesine güzelce bakıp onların ihtiyaçlarını karşılayan kimse de sanki cihad yapmış gibi sevap kazanır.”*
Sen benim neyime bağlısın? Güzel huylarıma mı? Bulunmaz meziyetlerime mi? İkimizin ayrı dünyaların malı olduğu muhakkak… Yalnız seni deli gibi seviyorum…
Fakat nasıl inanmalı?… Kendime inanmadıktan sonra… Bir gün içinde, birkaç saat içinde kendimin ne çirkef olduğunu öğrendikten ve yirmi altı seneden beri saklamaya muvaffak olduğum aşağılık ruhumu bir karış önümde gördükten sonra, kim olursa olsun bir insana inanmak mümkün müdür?…