Rüzgâr hiçbir yerden gelmiyor ve hiçbir yere gitmiyordu ve işte bu yüzden de çöl kadar güçlüydü.
Bir gün çöle ağaç dikilebilir, dahası çölde koyun beslenebilirdi ama rüzgâra egemen olmanın kesinlikle olanağı yoktu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rüzgâr, delikanlının yanına gelip onun yanağını okşadı.
Delikanlının, çöl ile yaptığı konuşmayı duymuştu,
çünkü rüzgârlar her zaman her şeyi bilirler.
Dünyayı dolaşıp dururlar, ama ne doğum, ne de ölüm yerleri vardır.
"Söylediklerini anlamıyorum." dedi çöl.
"Öyleyse hiç olmazsa kumlarının ortasında bir yerde bir kadının beni beklediğini anla. Ve onun bekleyişine karşılık olarak rüzgâra dönüşmek zorundayım."
Çöl bir süre sessiz kaldı.
"Rüzgârın esebilmesi için kumlarımı sana veriyorum. Ama ben tek başıma bir şey yapamam.
Rüzgârın da yardımını iste."