Ülkenin siyasi yapısını
değiştirmek, halkı uyandırıp onun Fransız İhtilali ile doğan ve şimdi Batı
Avrupa’nın birçok ülkesinde gelişen milli egemenlik kavramıyla
ilgilenmesini sağlamak istiyordu. Böyle bir değişikliğin pek çabuk
olamayacağını Mustafa Kemal de biliyordu: Nedeni İslam diniydi. Dini
güçler, demokrasinin yerleşmesine karşı koyacaklardı. Müslümanlık, gücünü
tartışmadan değil, baskıdan; düşünce özgürlüğünden değil, kayıtsız şartsız
itaatten alırdı. Mustafa Kemal’in nefret ettiği dolambaçlı düşünce ve yöntem
alışkanlıkları, İslam zihniyetinin yapısında vardı. Onun için, Mustafa Kemal,
siyasi reformu her şeyden önce dini reform olarak görüyordu.