Fatih

Fatih
Frangar, non flectar
Sadece bilim ve aklın, insanın hakikati arayışı serüvenindeki yetersizliği ortadadır. Örneğin akıl ve bilim sayesinde maddenin maddeyi çektiği açıklanabilmiş ancak maddenin maddeyi neden çektiği sorusu bilim ve aklın hakimiyet sahasının dışında bırakılmıştır. Sorunun yanıtı sezgidedir. Sezgilerimiz çekim kuvvetinin Tanrısal olduğunu, her şeyin ona doğru çekildiğini söylemektedir.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Süreklilik ve sınırsızlık her varlığın metafizik boyutunu, sonluluk ve sınırlılık ise fizik boyutunu meydana getirmektedir. Her varlık hem sonlu hem de sonsuz, hem sınırlı hem de sınırsız karmaşık bir yapıya sahiptir.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
Fizik biliminde enerji, "iş yapma yetisi" olarak tanımlanır. Enerji, evrenin her zerresinde mevcuttur. Sonsuz ve sınırsız varlık alanının her yerinde, her an belirgin haldedir. Diğer bir deyişle Tanrının kendisi Enerjidir. Enerjinin yerel olarak belirgin hale gelmesi, varoluşun ifadesidir. Yine enerjinin belirgin olma özelliğini kaybetmesi yani tümel enerjiye karışması ise yok oluşun bir ifadesidir.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
Tanrı, Evren ve İnsanın bütün olduğu, her türlü bilginin anında her zerre tarafından paylaşıldığı, Büyük Patlamanın aslında Tanrısal Sudur olduğu, Evrende meydana gelen olaylar ile atom altı dünyada meydana gelen olayların aynı şeyler oldukları görülmüştür. Hermes makrokozmos-mikrokozmos ayniyetini, "Yukarıda ne varsa, aşağıda da aynıdır" cümlesiyle binlerce yıl önce ifade etmiştir. Yine Elektronlar ile Tokyonların birbirleriyle iletişimlerinin aslında ruh ve maddenin birlikteliği anlamına geldiği gibi çağdaş söylemlerin hepsi Ezoterizmin, Kuantum aracılığıyla bilimsel, düzeyde ispat edildiğini göstermektedir.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı
Bilgi ve sevgi yüklü olan elektronların evrensel ortak bir dil ile anlaştıkları ortadadır. Sonsuz yaşamları sırasında kazandıkları tecrübe, bilgi ve sevgiye ait tüm kayıtları hem kendi kapalı mekanlarında depolayan, hem de evrensel zeka ile paylaşan elektronlar, yeni bir bedene girdiklerinde eski tecrübelerini ortaya koyarak, bireyin tekamülünü sağlamaktadırlar. Ancak bu bilgi birikimi asla bilince yansımamakta, bilinçaltı düzeyde kalmaktadır.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam