İnsanın her yönden olgunlaşıp yetkinleşmesi yoluyla Tanrı'ya yaklaşabileceği inancı, diğer tüm gizemci (mistik) ögretilerden önce Hermetizmde yer almıştır. Hermetizm öğretisinin temel öğelerinden biri olan "ışık-karanlık diyalektiği" de çağlar boyunca birçok din ve inanç sistemi için de bir esinleme kaynağı olmuştur.
Masonlar, tüm insanlık için bir ülkü mabedi yapmak amacıyla çalışırlar. Masonluğun bu görevi ancak tüm insanların mükemmele ulaşmaları ile son bulacaktır. Masonlara göre Tanrının insanlara verdiği en büyük vasıf akıldır. İnsanlar akıllarını kullanarak "iyiyi, doğruyu ve güzeli" aramakla yükümlüdür. Mason mabedi üç sütun üzerinde ayakta durmaktadır. Bunlar akıl, kuvvet ve güzelliktir.
Operatif Masonluğun piri ve en büyük ismi olarak, Hazreti Süleyman Mabedi'nin Baş Mimarı Hiram Abif'in ismi üzerinde bir anlaşmaya varılmıştır. Bu efsanevi kişilik, günümüz Masonluğunun en önemli ritüellerinde yer alır ve insanın kendisini yüceltmesi yolculuğundaki son noktanın, yani Kamil İnsan olabilme serüveninin zirvesinin sembolü olarak, Hiram şahsiyeti ve isminde vücut bulur.
Özgün kaynaklarında Masonlar, Masonluğu şöyle tarif ederler: "Bugünkü Masonluk, Rönesans ve Reform süreçlerini izleyen Aydınlanma Çağında oluşturulmuş; akılcılık, bilimsellik ve insanlığın oluşumundan bu yana ortaya çıkarak, insanlığın gelişimine ve bilgi birikimine katkıda bulunmuş bir kültür ve fikir üstyapı kurumudur."