Martin Luther'in Roma Kilisesine karşı başlattığı hareketin ana fikri şuydu:
Papa, Hıristiyan öğretisinin hem tefsircisi, hem de dünyevi yaptırım organıydı. Nitekim kutsal kitabın tefsirini tekelinde bulunduran Papalar bu tesfirleri kendi çıkarları doğrultusunda yapıyor ve ellerinde bulundurdukları siyasal yaptırım gücü ile de uygulatıyorlardı. Bu siyasal yaptırım gücünü ise elinde bulundurduğu ticaret tekeli besliyordu. Buna karşılık Luther'in felsefi tabanlı, Endülüs kaynaklı bilgi ve akım oluşturuyordu. Martin Luther öncelikle, Papanın dinsel (fiziksel, siyasal ve tefsirsel) tekeline karşı çıkıyordu. Ona göre Hıristiyanlığı özünden, yani kutsal kitabın kendisinden ve yalın olarak kavramalıydı. Ayrıca Hıristiyan bireyin kurtuluşunu Papa veya ruhbanlar değil, sadece Tanrı sağlayabilirdi. Bu nedele Papa'nın kurtarıcılık iddiası da sona eriyordu